12 Kasım 2013 Salı
Günlük Burç Yorumları
tarot falı Katkılarıyla
Peki aygın baygın olduğunuzu nite anlayacaksınız? eğer size nazar değiyorsa, gani *** basınız ağrıyorsa, bir insanla konuştuktan sonra kendinizi haşat ve bezgin yahut tam tersi deli dolu ve dinamik hissediyorsanız aut etkilere açıksınız demektir. Bu durum sizin dokunca görmenize ne olabilir. Tarot bakmanın öteki bir sakıncası, şayet esen bir yorumcu olmayı başarırsanız, gayrı insanların dertleri ile uğraşmaktan kendinize devir ayiramaya bilirsiniz veya insanların kesiksiz kendilerine Tarot bakmanızı dileme etmeleri ızdırap bunaltabilir ve gittiğiniz her yerde size erinçli vermeyebilirler.
Her seyden mukaddema akarsu bilinmelidir ki tarot fali gelecegi görmekten okkalı sizin psikolojik durumunuzu açıklanmış eder. Karsinizdaki beşer tarottun simgesel içerigini, sembollerin derinligini anlayamaya bilir. Ve tarot açilimi yaptiginiz nüfus derin degilse, size altın sunmuyorsa, tarot yorumcusu sadece bir vasıta oldugu için en maliyetli kelimeleri bulup çikartamaz, istifham isaretleri havada muallak kalir. Bu nedenle tarot açilimi yapacaginiz insani evvelden irşat etmek zorundasiniz, yoksa enerjinizi bosu beyhude tüketebilirsiniz.
Tarot bakmanin getirecegi zorluklardan biride su olabilir; 6. Hissiniz gün geçtikçe güçlenecek ve gelisecek, bedensiz varliklar tarafından huzursuz edilebilirsiniz. Bu durumun yaratacagi etkiler kisiye göre degisebilir. ama yinede sair boyuta açilan kanala veya muvazi dünyalara yakinlasacaksinizdir. Tarot bakan her isim bu zayıf sinira yaklasmayabilir. Burada esas afişe etmek istedigim; Siz zati kimi meziyetlere sahipsinizdir, tarot kartlari sizin hassaslık derecenizi arttirir. Yasayacaginiz olaylar, sesler, içine dogmalar huzursuz edici boyuta varabilir. şayet bu dolaşma meziyetlere sahipseniz ve rahatsız olabileceginiz düsüncesi varsa, bu fali ögrenmeyin.
Insanlar genelde tarotun kökeninde kişioğlu p***olojisinin alçak bastigini bilmezler. suan, geçmis, beklentiler, korkular, aut etkenler, müstakbel kombinasyonu ile yasami elle tutulur bir hale getirir. Burada en önemli aktif fiil soru karşılık yöntemi ile kartlarin işaret ettigi noktayi tam olarak sabitleme etmektir. Tarot geçmisi ve bugünü, bütün yasananlari kemiksiz bir sekilde ortaya koyar. eğer geçmisi desemezseniz gelecekle alakadar tahminlerinizin saglamligi azalir. Tarot açilimi yaptiginiz kisinin kisiligini ve son günlerdeki ruhsal durumunu kartlari kullanarak ortaya çikarmalisiniz. Bu kötü önemli, ne mi? çünkü sizin ve karsinizdaki adam arasında bir bag, kredi olusmasini saglar. Bu emniyet gelecegi elan yeğin görebilmenize muavin olur.
Eger bu gizemli kartlarin gelecegi okumasini istiyorsaniz, ilk önce kartlarin üzerindeki resimleri belleginize büsbütün islemeniz gerekiyor. Piyasada birçok sanatçinin resmettigi tarot serileri var. Size tavsiyem behemehâl bu spesiyal tasarimli kartlari kullanmanizdir. zira tarotta ilk ilkin sindirdiginiz semboller gani önemlidir. Bu yüzden tarot karti çesitleri içinden size en doğru olani, hislerinizin sesini kulaktan belirleyin. Ve tarot kartlarini seçerken ki sair bir husus, sembollerin islenisi birbirinden değişik olmali. bilhassa afişe etmek istedigim, sizin olumlu veya olumsuzu net olarak görebileceginiz, sembollerin kolay anlasildigi tarot karti serilerinden birini seçmeniz.
Tarot serilerindeki sembolleri inceleyerek hislerinize en güzel çevirmen olacak seçimi yaptiktan sonra Tarot serüvenine basliyorsunuz demektir. 78 parça Tarot kartinin üzerindeki resimleri belleginize milimi milimine tıraş etmek yillarinizi alacak. Tarotta bir bir numara seriyi yıllarca kullanmak her dönem henüz iyidir. eğer değişik değişik sanatçilarin resmettigi serileri bir arada kullanarak tarottu ögrenmeye çalisirsaniz okkalı zorluk çekersiniz. imdi bundan sonra kendinize bir Tarot destesi almaya hazirsiniz.
Seriniz 22 önemli Arcana ve 56 küçük önerme Arcana yürütmek şartıyla dü çeşit gruptan olusacaktir. majör Arcanalar psikoloji gelismeleri, asıl degisimleri içerdikleri sembollerde barindirirlar. minör Arcanalar da yasamin içindeki sembolleri, kisileri, iliskileri, sevgiyi, basarilari, engelleri, tehlikeleri, anlayış hayatini, maddi gerileyiş çikislari, zaferleri, yenilgileri... jurnal yasamin ortamında yanık olan her konum sembolik olarak minör Arcana kartlarinda islenmistir.
Tarot kartlari, psişik gelisimimizi tamamlarken yasamin bütün ayrintilari nazar önünde tutularak tasarlanmistir. Bu nedenle tek detay gözden kaçmaz ve yevmi yasamda burnumuzun dibinde duran gerçekleri safi bir sekilde görmemize himmet eder. Kendi yasantimiza çerçevenin disindan bakmamizi saglar. Bugünü düzgün anlarsak yarinimizi kendi ellerimizle var edebiliriz. yalnız bugün ki yararsız döngülerimizden kurtulamazsak, neyin etrafinda dönerek vakit kaybettigimizi algilayamazsak, ümitlerimiz yarinlarla müşterek renksizlesmeye baslar.
Tarot muhtıra yasamimizi aydinlatir, mühim olan andir ve bize bunu baştan sona fisildar. Bugününüz yarinin elçisidir. Kartlar bunu agâh ve bize gelecegin elbette sekillenebilecegini göstermeye çalisir. Bu 78 pare karttin her biri büyülüdür ve nerede, ne saat sizin parmaklarinizin arasina ***isacagini bilir. katiyen süpheye düsmezler. Sorunuza ivaz ortaya çıkan kartlar belki ilk özellikle size boş gelebilir. fakat olaylar yasanmaya basladiktan sonra kartlarin esasta size neyi alamet ettigini görür ve hayretler içersinde kalirsiniz.
Tarot Aşk Falı
tarot falı Katkılarıyla
Tarot kartlarını, kendinizin değil farklı insanların geleceğini ziyaret etmek için yorumlamak zorundasınız. Bu yüzden anlatımlarımda, karsınızda size fal baktırmak niyetinde olan bir insani hane uğrunda bulundurarak açıklamalarımı yapmaya çalışacağız. Tarot uslu şahsiyet bir oyun değildir. şayet yalnızca kendi geleceğinizi sahne olmak için kartları harcamak isterseniz, olduğunuz yerde sayarsınız ve de en ahir kartları vazgeçme edersiniz.
Tarot kartlarını uygun yorumlayan insanların, kartları kullanmaya başlamadan öncede 6.hissi, sezgileri iktidarlı olduğu bilinir. Kartlar sezgilerin istikamet bulmasını sağlar. zamanla henüz yüksek ve dürüst tahminler yapmaya baslarsınız. evet sezgilerinizin kadir olduğunu ne anlayacaksınız? Kendinizi dinleyerek. İçinizden mevrut sese güveneceksiniz. eğer sizde ufak bir şerare (6. His, sezgi) mevcutsa, ilerleyen yıllarda sönmeyen ve kontrollü yanan ateşe dönüşecektir. maatteessüf ki bu çıngı Tarot andırmak için şarttır.
6. Hissiniz akva değilse, bir tasın iletkenliği üzere geçirmez, merhametsiz olursunuz ve karsınızdaki insanin hamam yahut soğuk, dobra yahut kötü, zorlu yahut zayıf, yerinde yahut nahak olduğunu algılayamazsınız. Algılayamadığınız devir Tarot kartlarına iletemezsiniz ve skor olarak kartlar gerçekleri yansıtmaz. Tarot gece en mühim prensibi, kendi enerjinizi ve karsınızda oturan insanin enerjisini, hislerinizi kulaktan kartlara akıtmaktır.
Bunu elbette yapacaksınız? Kendinizi dinleyerek. Çevrenizdeki sessizliği değil, kendi içinizdeki dinginliği ve yalınlığı yakalayarak. Kendiniz ve karsınızda oturan âdem evladı hakkındaki bütün düşüncelerinizden arınarak bunu başarabilirsiniz.
Tarot bakmanın sakıncaları var mi? uygun yanları olduğu kadar biçimsiz yanları da vardır. Mesela şayet karsınızdaki âdem hayli durgunsa, onun olumsuz enerjisi size gedebilir. Bu yüzden oldukça saydam, yansıtan yürütmek zorundasınız. şayet dünya etkilere, enerjilere muhalif güçsüzseniz Tarot bakmanızı tavsiye edilmez. çünkü her Tarot seansından sonra dingin düşecek, güçsüzleşecek ve mazarrat göreceksiniz.
13 Ekim 2013 Pazar
mağrip Astrolojisi Yanılıyor mu?
Okuyucularımızdan gelen sorular çoklukla hint astrolojisiyle gün batısı astrolojisi arasındaki farklar dair yoğunlaşıyor. iki yıldız falcılığı arasındaki en omurga üstelik iki sistemin değişik burçlar kuşağıyla çalışmasıdır.
İnsanların Dünya’dan gökyüzüne bakıp Dünya’nın bulunduğu noktayı kaynak alarak, Güneş, kamer ve planetlerin bağıntılı olarak Dünya’nın etrafında, hayali bir burçlar kuşağında dönmesinin oluşturduğu riyazi ilişkileri incelemelerine astroloji denir. talih haritası ise burçlar kuşağında dönen planetlerin ve burçların dünyaya olan izdüşümlerinden oluşan ve bize yorum yapmada asistan olan bir tablodur. Burçlar kuşağına ise zodyak süfli verilir.
İşte hint astrolojisi gökyüzüne baktığımızda planetlerin burçlar kuşağında bulunduğu başlıca yerleri yorumun temeli kabul eder. Yani bir bakıma doğru zodyağı ana alır. Buna astroloji terminolojisinde sideral burçlar kuşağı denir.
Batı astrolojisine bakarak matrut bir talih haritasındaki planetlerin yerleri ise, gök bilimsel açıdan gökyüzünü incelediğimizde gezegenlerin gerçekte oldukları yerler değildir. gün batısı astrolojisi tropikal burçlar kuşağı dediğimiz burçlar kuşağını kullanır, yani buna göre ilkbaharın başlangıcı kabul edilen 21 Mart günü Güneşin 0° dereceyle koç burcuna girdiği varsayılır, amma gerçekte o tarihte gün zaman için kestirmece 6° ile balık burcundadır.
Kısaca dü yıldız falcılığı sisteminde günümüzde takribî 24° lik bir başkalık vardır. M.S. 285 yılında güneş 21 Martta fiilen bulunmayan dereceyle koç burcuna girmiş, bu yüzden sideral zodyağı kullanan hint astrolojisi ile günümüzde batı astrolojisi adıyla mezkûr tropikal burçlar kuşağı kullanan o zamanki sistemler arasında çakışma oluşmuş, lakin her 72 yılda bir oluşan 1° lik bir sapma sonucu günümüzde birbirinden gani farklı dü model meydana gelmiştir. iki zodyak arasındaki bu had farkına ayanamş (ayanamsa) denir.
Hint astrolojisiyle haritasını peyda etmek isteyen okuyucularımız sanırım yeteri derece ipucunu bu yazıyla elde ettiler. garp astrolojisine göre çizilen talih haritalarındaki yükselen burcumuzun derecesi bile dahil sarhoş olmak amacıyla planet derecelerinden doğduğumuz anın ayanamş değerini çıkartırsak, hint astrolojisine bakılırsa talih haritamizi da çıkarmış oluruz. Doğduğumuz anın ayanamş değeri efemerislerden (ephemerides) bulunabilir.
Bizim buradaki amacımız hint astrolojisinden yana yön varsaymak evet da mağrip astrolojisini falsolu afişlemek değildir. yalnızca yıldız falcılığı dair istikşaf gerçekleştirmek talip okuyucularımızı haberdar etmek istiyoruz. batı astrolojisiyle belirli bir referansdan yola çıkarak yani belli bir burçlar kuşağı sistemini baz onaylama ederek mebzul kıymetli yorumlara ulaşılabildiğini bile biliyoruz .
İnsanların Dünya’dan gökyüzüne bakıp Dünya’nın bulunduğu noktayı kaynak alarak, Güneş, kamer ve planetlerin bağıntılı olarak Dünya’nın etrafında, hayali bir burçlar kuşağında dönmesinin oluşturduğu riyazi ilişkileri incelemelerine astroloji denir. talih haritası ise burçlar kuşağında dönen planetlerin ve burçların dünyaya olan izdüşümlerinden oluşan ve bize yorum yapmada asistan olan bir tablodur. Burçlar kuşağına ise zodyak süfli verilir.
İşte hint astrolojisi gökyüzüne baktığımızda planetlerin burçlar kuşağında bulunduğu başlıca yerleri yorumun temeli kabul eder. Yani bir bakıma doğru zodyağı ana alır. Buna astroloji terminolojisinde sideral burçlar kuşağı denir.
Batı astrolojisine bakarak matrut bir talih haritasındaki planetlerin yerleri ise, gök bilimsel açıdan gökyüzünü incelediğimizde gezegenlerin gerçekte oldukları yerler değildir. gün batısı astrolojisi tropikal burçlar kuşağı dediğimiz burçlar kuşağını kullanır, yani buna göre ilkbaharın başlangıcı kabul edilen 21 Mart günü Güneşin 0° dereceyle koç burcuna girdiği varsayılır, amma gerçekte o tarihte gün zaman için kestirmece 6° ile balık burcundadır.
Kısaca dü yıldız falcılığı sisteminde günümüzde takribî 24° lik bir başkalık vardır. M.S. 285 yılında güneş 21 Martta fiilen bulunmayan dereceyle koç burcuna girmiş, bu yüzden sideral zodyağı kullanan hint astrolojisi ile günümüzde batı astrolojisi adıyla mezkûr tropikal burçlar kuşağı kullanan o zamanki sistemler arasında çakışma oluşmuş, lakin her 72 yılda bir oluşan 1° lik bir sapma sonucu günümüzde birbirinden gani farklı dü model meydana gelmiştir. iki zodyak arasındaki bu had farkına ayanamş (ayanamsa) denir.
Hint astrolojisiyle haritasını peyda etmek isteyen okuyucularımız sanırım yeteri derece ipucunu bu yazıyla elde ettiler. garp astrolojisine göre çizilen talih haritalarındaki yükselen burcumuzun derecesi bile dahil sarhoş olmak amacıyla planet derecelerinden doğduğumuz anın ayanamş değerini çıkartırsak, hint astrolojisine bakılırsa talih haritamizi da çıkarmış oluruz. Doğduğumuz anın ayanamş değeri efemerislerden (ephemerides) bulunabilir.
Bizim buradaki amacımız hint astrolojisinden yana yön varsaymak evet da mağrip astrolojisini falsolu afişlemek değildir. yalnızca yıldız falcılığı dair istikşaf gerçekleştirmek talip okuyucularımızı haberdar etmek istiyoruz. batı astrolojisiyle belirli bir referansdan yola çıkarak yani belli bir burçlar kuşağı sistemini baz onaylama ederek mebzul kıymetli yorumlara ulaşılabildiğini bile biliyoruz .
Hint Astrolojisine Giriş?
Hint Astrolojisi ülkemizde henüz aşkın duyulmamış bir astroloji türü. fakat yorumlardaki keskinliği, hak payının şiddetli oluşu, yalınç yapısına karşın en nazikçe detaylara derece inebilmesi üzere nedenlerle son yıllarda gün batısı ülkelerinde popüleritesini zamanla artırmakta.
Hint Astrolojisi Jyotiş (Jyotish) ve Vedik (Vedic) astroloji olarak da anılmaktadır. Jyotiş sanskrit ziya anlamına gelmekte, yani planetlere göre hayatımızı ve geleceğimizi aydınlatabileceğimiz anlamında düşünebiliriz. türkçe de jyotiş kelimesindeki " j" harfi "c" olarak okunmalıdır.
Vedik yıldız falcılığı terimi ise, Hint Astrolojisinin Hindistan'da var olan "veda"lara ilgili bir dalı olduğu için kullanılmaktadır. Vedalar yaklaşık M. Ö. 2000 yıllarında ortaya fırlak hayatın çizgi bilgisini içeren yazıtlardır. Bu bap hayli koskocaman ve çivi başına bir istikşaf kolokyum olduğu için, yazılarımızda bu konuya girmemeyi ve Hint Astrolojisi terimini kullanmayı yeğleme ediyoruz.
Günümüzde astrolojinin çoğunlukla istatistiğe dayanan bir laf olduğu savunulmaktadır. ancak sayım bilimi astrolojinin yalnızca gelişmesine yardımcı olabilir ve günümüz astrologlarının araştırmaları kavil ekonomik olduğunda devreye girer. skolastik çağlarda yaşayan gökbilimcilerin planetlerin hareketlerini inceleyerek ve ölümlü davranışlarına bakarak sınırlı istatistiksel sonuçlar çıkartabilecekleri beliğ değildir. çünkü bu şekilde bir sonuca ulaşmaları için zaruri zamanları olamadığı gibi, bunun uygulamada başarılabileceğinin inandırıcılığı yoktur. Hint Astrolojisi müzelik Veda uygarlığı eskiden yaşayan Rişi adıyla anılan zihin düzeyi yüksek, planetlerle dünya ve insanlar arasındaki ilişkiyi bilinçleriyle kavrayan ve bunu insanlara aktaran zevat yardımıyla doğmuştur.
Hint Astrolojinin temelleri çarkıt çağlarda Hindistan'da yaşamış olan Parashara adındaki Rişi aracılığıyla ortaya atılmıştır. Parashara Hint Astrolojisinin esas kitabı olan Brihat Parashara Hora Shastra isimli kitabı yazmıştır. Bu yapıt Hint Astrolojisinin taban referans kitabı olarak ikrar edilmektedir ve Hint Astrolojisiyle ilgilenen herkesin okuması gerekir. ingilizce ve sanskrit baskıları günümüzde mevcuttur.
Hint Astrolojisinin taban bilgileri hintli astroloji panditleri aracılığıyla günümüze ulaştırılmıştır. Panditler Hindistan da Veda bilimini çağdan çocuk aktararak bilginin korunmasını sağlayıcı kişilere denir. Bunun yanı aralık bir iyi garplı ve hintli astrolog bu konunun gelişmesine muavin olmuşlardır.
Önümüzdeki haftalarda Hint Astrolojisini mağrip Astrolojisinden ayıran özellikler üzerine istop etmek istiyoruz.
Hint Astrolojisi Jyotiş (Jyotish) ve Vedik (Vedic) astroloji olarak da anılmaktadır. Jyotiş sanskrit ziya anlamına gelmekte, yani planetlere göre hayatımızı ve geleceğimizi aydınlatabileceğimiz anlamında düşünebiliriz. türkçe de jyotiş kelimesindeki " j" harfi "c" olarak okunmalıdır.
Vedik yıldız falcılığı terimi ise, Hint Astrolojisinin Hindistan'da var olan "veda"lara ilgili bir dalı olduğu için kullanılmaktadır. Vedalar yaklaşık M. Ö. 2000 yıllarında ortaya fırlak hayatın çizgi bilgisini içeren yazıtlardır. Bu bap hayli koskocaman ve çivi başına bir istikşaf kolokyum olduğu için, yazılarımızda bu konuya girmemeyi ve Hint Astrolojisi terimini kullanmayı yeğleme ediyoruz.
Günümüzde astrolojinin çoğunlukla istatistiğe dayanan bir laf olduğu savunulmaktadır. ancak sayım bilimi astrolojinin yalnızca gelişmesine yardımcı olabilir ve günümüz astrologlarının araştırmaları kavil ekonomik olduğunda devreye girer. skolastik çağlarda yaşayan gökbilimcilerin planetlerin hareketlerini inceleyerek ve ölümlü davranışlarına bakarak sınırlı istatistiksel sonuçlar çıkartabilecekleri beliğ değildir. çünkü bu şekilde bir sonuca ulaşmaları için zaruri zamanları olamadığı gibi, bunun uygulamada başarılabileceğinin inandırıcılığı yoktur. Hint Astrolojisi müzelik Veda uygarlığı eskiden yaşayan Rişi adıyla anılan zihin düzeyi yüksek, planetlerle dünya ve insanlar arasındaki ilişkiyi bilinçleriyle kavrayan ve bunu insanlara aktaran zevat yardımıyla doğmuştur.
Hint Astrolojinin temelleri çarkıt çağlarda Hindistan'da yaşamış olan Parashara adındaki Rişi aracılığıyla ortaya atılmıştır. Parashara Hint Astrolojisinin esas kitabı olan Brihat Parashara Hora Shastra isimli kitabı yazmıştır. Bu yapıt Hint Astrolojisinin taban referans kitabı olarak ikrar edilmektedir ve Hint Astrolojisiyle ilgilenen herkesin okuması gerekir. ingilizce ve sanskrit baskıları günümüzde mevcuttur.
Hint Astrolojisinin taban bilgileri hintli astroloji panditleri aracılığıyla günümüze ulaştırılmıştır. Panditler Hindistan da Veda bilimini çağdan çocuk aktararak bilginin korunmasını sağlayıcı kişilere denir. Bunun yanı aralık bir iyi garplı ve hintli astrolog bu konunun gelişmesine muavin olmuşlardır.
Önümüzdeki haftalarda Hint Astrolojisini mağrip Astrolojisinden ayıran özellikler üzerine istop etmek istiyoruz.
2014 Yılında Türkiye Analizi
Bu yıl güçlük etkiler ve birtakım olumlu gelişmeler özdeş anda bizi etkilemeye devam edecek. ana hayat devresi olarak çoban yıldızı devresini yaşamaya devam edeceğiz. venüs Türkiye’nin star haritasında üstünde aşkın tartışılması müstelzim bir gezegen. gezegen nitelikleri bakımından venüs en olumlu gezegen olarak onaylama edilse de, Türkiye’nin haritasında bazı sorunları da yanı sıra getirmekte. Venüs’ün aile yöneticiliği itibarıyla negatif etkileri ortaya çıkardığını söylememiz teltik olmayacaktır. çoban yıldızı Türkiye’nin talih haritasında onikinci evinde yöneticisi olması itibarıyla bu dönemde cürüm oranlarının artma göstermesi bile beliğ bir durum. çoban yıldızı benzeri zamanda eğitimi ve genç kuşakları da söz gelişi ediyor. gine bu dönemde çağa sayısında çoğalış beklenebilir. eğitim dediğimiz saat eğitimle alakadar konuların da bu devrede ruzuşeb gündeme gelmesi sıklıkla karşımıza çıkacaktır. Her ne kadar beşinci ev bark yaratıcılık, eğitim ve kıray kuşakları simgeleme ediyor dediysek de, venüs bu lüp temsilcisi olarak nispeten sorunlu. venüs bu evde üç farklı gezegenle birlikte. Bu gezegenler ayar sıralamasına göre Merkür, zühal ve Güneş.
Bu gezegenler kelimenin tam anlamıyla birbirlerini yiyorlar ve meydanda bir şey kalmıyor. utarit ve zühal birbirleriyle gezegenler savaşı yaşıyorlar. Burda uygulayım olarak merkür Saturn’ü yeniyor ve etkilerini düşürüyor gibi gözükse bile merkür her türlü etkiye berrak olmakla bilindiğinden olumsuz gezegenlerin beyninde aksi etkileri yansıtıyor. çoban yıldızı ise menfi olarak malum Saturn, gün ve bu durumda Merkür’le bu arada kendi etkilerini rağbet ettiği denli gösteremiyor. Uzun lafın kısası venüs fena madde düzenlemek talip bir seyyare amma bu arzuları evet sağlıksız kalıyor evet da ülkemizin hedefleri doğrulutusunda değerlendirilemiyor. çöp tenekesi rüfeka edinmiş dobra kalpli bir çocuğa benziyor Venüs. çok yavru sahibi oluyoruz yalnız çocuklarımızı meydanda bırakıyoruz. Eğitimle müteallik tartışmalar bitmiyor fakat cins sorunlarla değil hayali sorunlarla meşgulüz. Sanatsal yaratıcılık ise galiba başlamadan bitiyor.
Venüs’ün bir madun devresi yani antardasa olarak Rahu devresinin içinde bulunmaktayız. Bu devrenin bile biz sert âlâ gelmediğini söyleyebiliriz. Rahu psikolojimizi bozmakta. umulmayan kontrolsüz olaylar karşısında şaşkınlık içindeyiz. Hayatın ve jurnal koşturmaların zarfında kaybolmuş durumdayız. Başımızı kaldırıp ne oluyor bize, nerdeyiz, ne yapıyoruz demeye ne zamanımız ne bile halimiz var. Türkiye’nin esas haritasında Rahu kabilinden dışa mat bir gezegenin üçüncü evde olması bizi kontrolsüz kılıyor. Bu devrede trafikle ilgili madara haberlerin gelmemesini diliyorum. tatlıca olmayan kazalar bu dönemde moralimizi bozabilir. Rahu etkisi sürdükçe bu yönde önlemler bekleyivermek hayalperestlik olacaktır. matbuat ve eser da Rahu döneminden payını alacak gibi gözüküyor. Medyaya donuk sıkı denetim ve ağırlık Rahu alt devresi boyunca devam edecek. Bu devrede medya alanında şaşırtı olaylarla karşılaşabiliriz. birtakım basın kuruluşları kapıya kilit dokunmak zorunda kalırken, bazen iletişim ortamı kuruluşlarında ise mehabetli değişimler beklenebilir.Nitekim Rahu devresini bir süredir yaşanmakta olan ülkemiz bunun işaretlerini de görmeye başladı. Türkiye Rahu zir devresinden ( antardasa ) 12 Mayıs 2010 tarihinde ayrılacak. henüz sonra başlayacak Jupiter devresi ise daha değişik etkiler verebilir. yakında bu etkilere ayn atalım.
Jupiter de benzeri venüs kabil Türkiye’nin kuzey haritasında birbirine tazat etkileri üstlenmiş. Jupiter herşeyden ilkin altıncı evde yer almış. Altıncı ev bark genel sosyete sağlığını temaşa eder. ancak bu mekân için yapıcı gezegenlerin bu evde arz alması yararlı sayılmaz. Bu yüzden Jupiter alt devresi sağlık sorunlarını devresi boyunca kat plana çıkarabilir. sağlık bakanlığı ile ilişkin konular gündemi oyalama edecektir. Türk ordusuna müteveccih suçlamalar bu devrede azalabilir. Bu konuyla ilgili. aklıselim bilge olabilir. Jupiter bu alanda dengeyi sağlayacak ve detant getirecektir. gene bu dönem süresince Türkiye’deki ensiz gelirli kesimle ait sorunlar ele alınabilir. Halkın sorunları dair tartışmalar evet da hal önerileri karşı plana çıkabilir.
Yukarda bahsettiğim aklıselim sadece askeri konularla ait değil, ülkenin genel sorunlarında da kendisini gösterebilir. akarsu an ortamında bulunduğumuz gerginlikler bir nebze olsun azalabilir. ancak Jupiter’in antagonist evi yöneticisi olduğunu unutmamalıyız. Bu devrede yıldırı olaylarında çoğalış da beklenebilir. bölen terör kendisini ihya yönünde çalışmalarda bulunabilir. ancak benzeri anda terörü mezuniyet çalışmalarının da güçleneceği anlaşılıyor. Bunu Jupiter’ın deniz an yapmaya başladığı transitlerden anlıyoruz. Jupiter bir süredir Türkiye’nin şans haritasındaki dokuzuncu evden transit yapmaya başladı. Dokuzuncu beyit en şanslı beyit olup Türkiye’nin bu devrede sorunlarına çözüm bulma dair başarılı olacağını düşünmemiz hata olmayacaktır. Jupiter ast devresini yaşadığımıza nazaran Jupiter’in getireceği başka etkilere bile uyanıklık etmemiz gerekiyor. Jupiter Türkiye’nin şans haritasında onuncu evin de yöneticisi. 10 kânunusani 2013’e kadar sürecek olan bu zir devrede Türkiye’nin yatırımlarını artırması nutuk ekonomik olabilir. hususuyla sanayi alanında bazen gelişmeler beklenebilir. Onuncu hane iktidarı da söz gelişi etmekte. Jupiter’in bu neşeli değişiklere sağlam onay vermeyeceği anlaşılıyor. Bu yüzden bu yıl herhangi bir kanunlar ya da erk değişikliği hanek konuşu değil. er seçim tartışmalarının yoğunlaştığı bu günlerde olabilecek bir kanunlar de kuvvetsiz yani rastgele bir değişim yaratamayacak bir seçim kabil ancak.
Jupiter’in tüzel konuları da söz gelişi etmesi bakımından, bu dönemde hukuksal konular yine gündemdeki yerini koruyacak. fakat Jupiter’in transitleri bu konudaki sorunları çözer evet da en azından dengeye getirecek nitelikte. münhasıran yılın ilk yarısı bu bakımdan daha avantajlı. Jupiter’in yardımcı olma etkileri dünya politikada bize yâr kabil ve çevremizdeki komşu ilkelerin sorunlarında Türkiye devreye girer ve sorunların çözülmesinde apotr olabilir.
Jupiter’in bu sene dü enteresan transitini görmekteyiz. Jupiter'in 2 Mayıs 2010 tarihine denli dokuzuncu evden yapacağı transit sorunların çözümüne muin olması bakımından epey olumlu. Bu tarihler arası Türkiye’nin kendi hedeflerini belirlemesi açısından oldukça ilginç olabilir. Türkiye kendi kaderini yemek için sıkı tartışmalar içinde bulabilir kendisini. Bu tartışmaların diyanet eksenli olması da beklenebilir. Türkiye’nin dünyadaki yeri dair yeni tezler ortaya atılabilir. Jupiter’in 2 Mayıs’tan sonraki günlerde gerçekleştireceği transit etkilerini ise yukardaki paragraflarda belirtmiştim.
Bu yıl Jupiter’in transitleri yanında öteki gezegenler de önemli etkiler verecek. Bunlar süresince benim en kıymetiharbiye verdiklerimden birisi Ketu’nun yükselen burcumuz üzerinden yapacağı transit. Hint astrolojisinde Ketu Mars’a misal denir. Bu transit elan bir birçok sene sürecek. tekrar bu transitin insanlarımız üzerine bazı negatif etkilerinden bahsedebiliriz. daha çok gazeteleri açıp haberleri okuyamaz olduk. koca bir gerilim insanlarımızın üzerine çöreklenmiş gibi. Ketu’nun bu transiti bu etkileri maalesef körükleyebilir. genel siyasi alanda ve muhtıra hayatımızdaki kısır döngü huzursuz tartışmalar ve toplumun her kesimindeki huzursuz olaylar devam edebilir. Ketu geçmişimizdeki sonuçlanmamış kadersel konuları da oyun eder. Bu yüzden bu transit sonuçlanmamış önceki konuları karşımıza çıkarıp bizi keyifsiz edebilir.
Rahu her devir Ketu’nun transit yaptığı burcun tam karşısından transit yapar. Rahu bu seneyi Türkiye’nin yedinci evinden transit yaparak geçirecek. Bu transit Türkiye’nin hariç işlerinde trafik sağlayabilir. fakat Rahu gerginlikleri bile bu arada getireceği için, gine mücavir ülkelerle sıkışık ilişkiler olacağı kadar gerginlikler ve sorunlar da yaşanacaktır. Yılın ilk yarısında içine gireceğimiz Rahu antardasası bu transiti de daha güçlü hale getirecektir.
Diğer üstünde durmamız gereken transitlerden birisi ise Saturn’ün Türkiye’nin dördüncü evinden yapacağı transit. satürn muhafazakar bir gezegendir. Dördüncü soy ise hint astrolojisinde dâhil dünyayı temaşa eder. satürn bu transit sırasında muhafazakar değerleri güçlendirecektir. Bunu yalnızca dini anlamda almamak gerekir. O topluma ilgili tüm değerlerin ve milliyetçiliğin de önümüzdeki bir birçok sene içinde güçleneceğini düşünebiliriz. Ay’ın Türkiye’nin yükselen burcunda bucak alıyor olması Saturn’ün bu transit sırasında Ay’a nazaran bile dördüncü evden geçmesi anlamına gelecektir. Bu transit kısmi yalın satış transiti de sayılır. Yani sekendiz ruhumuza hoşumuza gitmeyen depresif eğilimler , yürek dünyamıza ezginlik verecektir. sekendiz sekizinci yani trampa evinin de yöneticisi olması itibarıyla Türkiye’nin önümüzdeki takribî dü sene süresince trampa ve kendini tecdit devresine gireceğinden gır edebiliriz. Bu süre psikoloji yönden sıkıntılı kabil amma toplumumuzun tekâmül sürecine girdiğini söyleyebiliriz.
Analizler açısından en düşkünlük edilen konuların başında tutum gelir. Bu alanda da enteresan etkilerin olduğundan bahsedebiliriz. İsterseniz Türkiye’nin baht haritasında servet evinde mevcut Mars’dan başlayalım. Aslına bakarsanız servet, bankacılık sektörleri, ülkemizin refahı bakımlarından enteresan bir transit olabilecek bir transit bu Mars’ın ikinci evden geçişi. Bunun sebebi ise Mars’ın onbirinci evin yani parti evinin yöneticisi olarak bu evden geçiyor olması. Ülkemizin hasılat kaynaklarının bu dönemde artması beklenebilir. İhracatta artış bu transitin sonucu olarak ortaya çıkabilir. Bunun yanı esna sağlayacak arsıulusal anlaşmaların da bu transit sırasında imzalanması beklenebilir. ancak bu aşamada unututlmaması müstelzim bir ağırlık daha var. merih en aksi gezegenlerden birisidir ve tahripkâr güçleri de oyun eder. Bu sebeple Mars’ın onbirinci lüp yöneticisi olması bizi hayallere sürüklememeli. merih ikinci evde olumsuz etkiler verebilir. kuvvetli uzun müddet de bu evde aptal harekette bulunacak olan mars ekonomimize okkalı beis vermeden bu evden çıkıp gitmesini beklenti ediyoruz. iktisadi konularda önemli sıçramaların gerçekleşmesi mars transiti sırasında beklenmemeli. mars bu evde Mayıs ayının son haftasına kadar kalacak. Mart ortalarına derece ise sonuç hareketini sürdürerek yapabildiğinden daha bir küme mazarrat verecek. Bu sene ülkemizin yükselen burcundan geçecek olan Ketu’dan da bahsetmiştim. Ketu da lüks tıngır kazandırmayı sevmeyen bir gezegen olduğundan, bunu merih transitiyle bu arada düşünürsek bu senenin konuşu açıdan fena çil çil geçmeyeceğini söylememiz hata olmayacaktır.
Mars’ın yıkıcı gücünün bu sene ülkemiz için ne gibi sonuçlar doğurabileceğine bile bakabiliriz. merih aksi bir planet olmakla bu arada bazen evlerde erke ve güven vererek kişiye ya da ülkelere fayda sağlayabilir. Bunu Mars’ın 25 Mayıs 2010’dan sonra Türkiye’nin üçüncü evine girmesiyle henüz safi görebileceğiz. mars bu evde Türkiye’ye gözü kötü cesareti verecektir. Bu dönemde çizgi ötesi harekatla yıldırı örgütüne alın operasyonlar beklenebilir. Bu devir Mars’ın üçüncü evden çıkmasıyla sona eriyor. Tarihi ise 19 temmuz 2010.
Mars’ın henüz sonra yapacağı transit benim dayanıklı hoşuma gitmedi, bunun da sebebi Mars’ın Türkiye’nin muhteva dünyasını temaşa fail dördüncü evinden transit yapacak olması. Dördüncü evde takribî henüz 2 yıl kadar kalacak olan Saturn’ün yanına merih da eklenecek. Bu katı sevimli bir hatır sayılmaz. merih ve zühal bildiğiniz kadar hint astrolojisinin dü zararlı kabuıl edilen gezegeni ve aynı evden bu arada transit yaptıklarında o eve beis verebilirler. Dördüncü evi Türkiye’nin karın dünyası ve ongunluk düzeyi olarak alınabilir. Bu dü planet aşikâre bizim psikolojimizi bozabilir. İnsanlarımı depresyona sürükleyebilecek kimi olaylar bu devrede gerçekleşebilir. muhtelif terör saldırıları ya da umu etmediğimiz ciğer çatışmalara bu devrede tanık olabiliriz. mars bu evde 5 eylül 2010 tarihine derece kalacak. Bu senenin en müşkül etkisi bu transit olarak gözükmekte.
Daha ahir günlerde ise merih ağırcanlı yüzünü göstermeye devam edecek. Mars’ın altıncı yani hasım evinin yöneticisi olması ve kendi planet nitelikleri hem genel anlamda hem de Türkiye’nin haritası için astroloji diliyle tam bir muzır görevi görmekte. daha sonraki günlerde eğitim bilimi evine geçecek olan mars okullarla ve eğitim alanıyla alakadar sorunlarla bizi için karşıya getirebilir. eğitim sistemiyle ilişkin kimi gerginlikler yaşanabilir. Üniversitelerle, mualla öğrenim kurumlarıyla alakalı kimi sorunlar ortaya çıkabilir. merih bu evde ise 19 Ekim’e kadar transitini sürdürecek.
Bu gezegenler kelimenin tam anlamıyla birbirlerini yiyorlar ve meydanda bir şey kalmıyor. utarit ve zühal birbirleriyle gezegenler savaşı yaşıyorlar. Burda uygulayım olarak merkür Saturn’ü yeniyor ve etkilerini düşürüyor gibi gözükse bile merkür her türlü etkiye berrak olmakla bilindiğinden olumsuz gezegenlerin beyninde aksi etkileri yansıtıyor. çoban yıldızı ise menfi olarak malum Saturn, gün ve bu durumda Merkür’le bu arada kendi etkilerini rağbet ettiği denli gösteremiyor. Uzun lafın kısası venüs fena madde düzenlemek talip bir seyyare amma bu arzuları evet sağlıksız kalıyor evet da ülkemizin hedefleri doğrulutusunda değerlendirilemiyor. çöp tenekesi rüfeka edinmiş dobra kalpli bir çocuğa benziyor Venüs. çok yavru sahibi oluyoruz yalnız çocuklarımızı meydanda bırakıyoruz. Eğitimle müteallik tartışmalar bitmiyor fakat cins sorunlarla değil hayali sorunlarla meşgulüz. Sanatsal yaratıcılık ise galiba başlamadan bitiyor.
Venüs’ün bir madun devresi yani antardasa olarak Rahu devresinin içinde bulunmaktayız. Bu devrenin bile biz sert âlâ gelmediğini söyleyebiliriz. Rahu psikolojimizi bozmakta. umulmayan kontrolsüz olaylar karşısında şaşkınlık içindeyiz. Hayatın ve jurnal koşturmaların zarfında kaybolmuş durumdayız. Başımızı kaldırıp ne oluyor bize, nerdeyiz, ne yapıyoruz demeye ne zamanımız ne bile halimiz var. Türkiye’nin esas haritasında Rahu kabilinden dışa mat bir gezegenin üçüncü evde olması bizi kontrolsüz kılıyor. Bu devrede trafikle ilgili madara haberlerin gelmemesini diliyorum. tatlıca olmayan kazalar bu dönemde moralimizi bozabilir. Rahu etkisi sürdükçe bu yönde önlemler bekleyivermek hayalperestlik olacaktır. matbuat ve eser da Rahu döneminden payını alacak gibi gözüküyor. Medyaya donuk sıkı denetim ve ağırlık Rahu alt devresi boyunca devam edecek. Bu devrede medya alanında şaşırtı olaylarla karşılaşabiliriz. birtakım basın kuruluşları kapıya kilit dokunmak zorunda kalırken, bazen iletişim ortamı kuruluşlarında ise mehabetli değişimler beklenebilir.Nitekim Rahu devresini bir süredir yaşanmakta olan ülkemiz bunun işaretlerini de görmeye başladı. Türkiye Rahu zir devresinden ( antardasa ) 12 Mayıs 2010 tarihinde ayrılacak. henüz sonra başlayacak Jupiter devresi ise daha değişik etkiler verebilir. yakında bu etkilere ayn atalım.
Jupiter de benzeri venüs kabil Türkiye’nin kuzey haritasında birbirine tazat etkileri üstlenmiş. Jupiter herşeyden ilkin altıncı evde yer almış. Altıncı ev bark genel sosyete sağlığını temaşa eder. ancak bu mekân için yapıcı gezegenlerin bu evde arz alması yararlı sayılmaz. Bu yüzden Jupiter alt devresi sağlık sorunlarını devresi boyunca kat plana çıkarabilir. sağlık bakanlığı ile ilişkin konular gündemi oyalama edecektir. Türk ordusuna müteveccih suçlamalar bu devrede azalabilir. Bu konuyla ilgili. aklıselim bilge olabilir. Jupiter bu alanda dengeyi sağlayacak ve detant getirecektir. gene bu dönem süresince Türkiye’deki ensiz gelirli kesimle ait sorunlar ele alınabilir. Halkın sorunları dair tartışmalar evet da hal önerileri karşı plana çıkabilir.
Yukarda bahsettiğim aklıselim sadece askeri konularla ait değil, ülkenin genel sorunlarında da kendisini gösterebilir. akarsu an ortamında bulunduğumuz gerginlikler bir nebze olsun azalabilir. ancak Jupiter’in antagonist evi yöneticisi olduğunu unutmamalıyız. Bu devrede yıldırı olaylarında çoğalış da beklenebilir. bölen terör kendisini ihya yönünde çalışmalarda bulunabilir. ancak benzeri anda terörü mezuniyet çalışmalarının da güçleneceği anlaşılıyor. Bunu Jupiter’ın deniz an yapmaya başladığı transitlerden anlıyoruz. Jupiter bir süredir Türkiye’nin şans haritasındaki dokuzuncu evden transit yapmaya başladı. Dokuzuncu beyit en şanslı beyit olup Türkiye’nin bu devrede sorunlarına çözüm bulma dair başarılı olacağını düşünmemiz hata olmayacaktır. Jupiter ast devresini yaşadığımıza nazaran Jupiter’in getireceği başka etkilere bile uyanıklık etmemiz gerekiyor. Jupiter Türkiye’nin şans haritasında onuncu evin de yöneticisi. 10 kânunusani 2013’e kadar sürecek olan bu zir devrede Türkiye’nin yatırımlarını artırması nutuk ekonomik olabilir. hususuyla sanayi alanında bazen gelişmeler beklenebilir. Onuncu hane iktidarı da söz gelişi etmekte. Jupiter’in bu neşeli değişiklere sağlam onay vermeyeceği anlaşılıyor. Bu yüzden bu yıl herhangi bir kanunlar ya da erk değişikliği hanek konuşu değil. er seçim tartışmalarının yoğunlaştığı bu günlerde olabilecek bir kanunlar de kuvvetsiz yani rastgele bir değişim yaratamayacak bir seçim kabil ancak.
Jupiter’in tüzel konuları da söz gelişi etmesi bakımından, bu dönemde hukuksal konular yine gündemdeki yerini koruyacak. fakat Jupiter’in transitleri bu konudaki sorunları çözer evet da en azından dengeye getirecek nitelikte. münhasıran yılın ilk yarısı bu bakımdan daha avantajlı. Jupiter’in yardımcı olma etkileri dünya politikada bize yâr kabil ve çevremizdeki komşu ilkelerin sorunlarında Türkiye devreye girer ve sorunların çözülmesinde apotr olabilir.
Jupiter’in bu sene dü enteresan transitini görmekteyiz. Jupiter'in 2 Mayıs 2010 tarihine denli dokuzuncu evden yapacağı transit sorunların çözümüne muin olması bakımından epey olumlu. Bu tarihler arası Türkiye’nin kendi hedeflerini belirlemesi açısından oldukça ilginç olabilir. Türkiye kendi kaderini yemek için sıkı tartışmalar içinde bulabilir kendisini. Bu tartışmaların diyanet eksenli olması da beklenebilir. Türkiye’nin dünyadaki yeri dair yeni tezler ortaya atılabilir. Jupiter’in 2 Mayıs’tan sonraki günlerde gerçekleştireceği transit etkilerini ise yukardaki paragraflarda belirtmiştim.
Bu yıl Jupiter’in transitleri yanında öteki gezegenler de önemli etkiler verecek. Bunlar süresince benim en kıymetiharbiye verdiklerimden birisi Ketu’nun yükselen burcumuz üzerinden yapacağı transit. Hint astrolojisinde Ketu Mars’a misal denir. Bu transit elan bir birçok sene sürecek. tekrar bu transitin insanlarımız üzerine bazı negatif etkilerinden bahsedebiliriz. daha çok gazeteleri açıp haberleri okuyamaz olduk. koca bir gerilim insanlarımızın üzerine çöreklenmiş gibi. Ketu’nun bu transiti bu etkileri maalesef körükleyebilir. genel siyasi alanda ve muhtıra hayatımızdaki kısır döngü huzursuz tartışmalar ve toplumun her kesimindeki huzursuz olaylar devam edebilir. Ketu geçmişimizdeki sonuçlanmamış kadersel konuları da oyun eder. Bu yüzden bu transit sonuçlanmamış önceki konuları karşımıza çıkarıp bizi keyifsiz edebilir.
Rahu her devir Ketu’nun transit yaptığı burcun tam karşısından transit yapar. Rahu bu seneyi Türkiye’nin yedinci evinden transit yaparak geçirecek. Bu transit Türkiye’nin hariç işlerinde trafik sağlayabilir. fakat Rahu gerginlikleri bile bu arada getireceği için, gine mücavir ülkelerle sıkışık ilişkiler olacağı kadar gerginlikler ve sorunlar da yaşanacaktır. Yılın ilk yarısında içine gireceğimiz Rahu antardasası bu transiti de daha güçlü hale getirecektir.
Diğer üstünde durmamız gereken transitlerden birisi ise Saturn’ün Türkiye’nin dördüncü evinden yapacağı transit. satürn muhafazakar bir gezegendir. Dördüncü soy ise hint astrolojisinde dâhil dünyayı temaşa eder. satürn bu transit sırasında muhafazakar değerleri güçlendirecektir. Bunu yalnızca dini anlamda almamak gerekir. O topluma ilgili tüm değerlerin ve milliyetçiliğin de önümüzdeki bir birçok sene içinde güçleneceğini düşünebiliriz. Ay’ın Türkiye’nin yükselen burcunda bucak alıyor olması Saturn’ün bu transit sırasında Ay’a nazaran bile dördüncü evden geçmesi anlamına gelecektir. Bu transit kısmi yalın satış transiti de sayılır. Yani sekendiz ruhumuza hoşumuza gitmeyen depresif eğilimler , yürek dünyamıza ezginlik verecektir. sekendiz sekizinci yani trampa evinin de yöneticisi olması itibarıyla Türkiye’nin önümüzdeki takribî dü sene süresince trampa ve kendini tecdit devresine gireceğinden gır edebiliriz. Bu süre psikoloji yönden sıkıntılı kabil amma toplumumuzun tekâmül sürecine girdiğini söyleyebiliriz.
Analizler açısından en düşkünlük edilen konuların başında tutum gelir. Bu alanda da enteresan etkilerin olduğundan bahsedebiliriz. İsterseniz Türkiye’nin baht haritasında servet evinde mevcut Mars’dan başlayalım. Aslına bakarsanız servet, bankacılık sektörleri, ülkemizin refahı bakımlarından enteresan bir transit olabilecek bir transit bu Mars’ın ikinci evden geçişi. Bunun sebebi ise Mars’ın onbirinci evin yani parti evinin yöneticisi olarak bu evden geçiyor olması. Ülkemizin hasılat kaynaklarının bu dönemde artması beklenebilir. İhracatta artış bu transitin sonucu olarak ortaya çıkabilir. Bunun yanı esna sağlayacak arsıulusal anlaşmaların da bu transit sırasında imzalanması beklenebilir. ancak bu aşamada unututlmaması müstelzim bir ağırlık daha var. merih en aksi gezegenlerden birisidir ve tahripkâr güçleri de oyun eder. Bu sebeple Mars’ın onbirinci lüp yöneticisi olması bizi hayallere sürüklememeli. merih ikinci evde olumsuz etkiler verebilir. kuvvetli uzun müddet de bu evde aptal harekette bulunacak olan mars ekonomimize okkalı beis vermeden bu evden çıkıp gitmesini beklenti ediyoruz. iktisadi konularda önemli sıçramaların gerçekleşmesi mars transiti sırasında beklenmemeli. mars bu evde Mayıs ayının son haftasına kadar kalacak. Mart ortalarına derece ise sonuç hareketini sürdürerek yapabildiğinden daha bir küme mazarrat verecek. Bu sene ülkemizin yükselen burcundan geçecek olan Ketu’dan da bahsetmiştim. Ketu da lüks tıngır kazandırmayı sevmeyen bir gezegen olduğundan, bunu merih transitiyle bu arada düşünürsek bu senenin konuşu açıdan fena çil çil geçmeyeceğini söylememiz hata olmayacaktır.
Mars’ın yıkıcı gücünün bu sene ülkemiz için ne gibi sonuçlar doğurabileceğine bile bakabiliriz. merih aksi bir planet olmakla bu arada bazen evlerde erke ve güven vererek kişiye ya da ülkelere fayda sağlayabilir. Bunu Mars’ın 25 Mayıs 2010’dan sonra Türkiye’nin üçüncü evine girmesiyle henüz safi görebileceğiz. mars bu evde Türkiye’ye gözü kötü cesareti verecektir. Bu dönemde çizgi ötesi harekatla yıldırı örgütüne alın operasyonlar beklenebilir. Bu devir Mars’ın üçüncü evden çıkmasıyla sona eriyor. Tarihi ise 19 temmuz 2010.
Mars’ın henüz sonra yapacağı transit benim dayanıklı hoşuma gitmedi, bunun da sebebi Mars’ın Türkiye’nin muhteva dünyasını temaşa fail dördüncü evinden transit yapacak olması. Dördüncü evde takribî henüz 2 yıl kadar kalacak olan Saturn’ün yanına merih da eklenecek. Bu katı sevimli bir hatır sayılmaz. merih ve zühal bildiğiniz kadar hint astrolojisinin dü zararlı kabuıl edilen gezegeni ve aynı evden bu arada transit yaptıklarında o eve beis verebilirler. Dördüncü evi Türkiye’nin karın dünyası ve ongunluk düzeyi olarak alınabilir. Bu dü planet aşikâre bizim psikolojimizi bozabilir. İnsanlarımı depresyona sürükleyebilecek kimi olaylar bu devrede gerçekleşebilir. muhtelif terör saldırıları ya da umu etmediğimiz ciğer çatışmalara bu devrede tanık olabiliriz. mars bu evde 5 eylül 2010 tarihine derece kalacak. Bu senenin en müşkül etkisi bu transit olarak gözükmekte.
Daha ahir günlerde ise merih ağırcanlı yüzünü göstermeye devam edecek. Mars’ın altıncı yani hasım evinin yöneticisi olması ve kendi planet nitelikleri hem genel anlamda hem de Türkiye’nin haritası için astroloji diliyle tam bir muzır görevi görmekte. daha sonraki günlerde eğitim bilimi evine geçecek olan mars okullarla ve eğitim alanıyla alakadar sorunlarla bizi için karşıya getirebilir. eğitim sistemiyle ilişkin kimi gerginlikler yaşanabilir. Üniversitelerle, mualla öğrenim kurumlarıyla alakalı kimi sorunlar ortaya çıkabilir. merih bu evde ise 19 Ekim’e kadar transitini sürdürecek.
Burç Özellikleri
Burç Özellikleri : karakter | Kariyer | finans | sevi | cinsiyet | sıhhat | diyet & Fitness | armağan Şeçimi
Yönetici Gezegeni:
Element:
Nitelik:
Uğurlu Sayıları:
Gün:
Uğurlu Taşı:
Renk:
Tarot kartı:
Hayvan:
Bitki:
Kıymetli Taş:
Kıymetli Maden:
Mars
Ateş
Öncü
1, 9
Salı
Yakut
Kırmızı
İmparator
Koyun
ıtır, hanımeli, pelenk zambağı
Elmas
Demir
müspet Yanları: önderlik ve macera ruhu. Girişkenlik. kayırıcı yönlendirme. hedef belirleme özelliği. yüksek Enerji. Engelleri aşabilme yetişi. Sınırlamalardan nefret. Liderlik. Dürüstlük. anık cevaplık. Canlılık.
menfi Yanları: Egoizm. Kararları yıkmak. Kendini öne sürmek, ileri-ye çıkartmak. Alaycı, isyankar. Sabırsız. Saldırgan. Hiddetli. anı çıkışlar
Koç trup Yıldızı (Astronomi)
Koç makule yıldızındaki başlıca yıldızlar, Shedar, Ruckbah ve Dat defa Cursa'dır. İlk dekanatta, Cassiopeia, ortada Cetus, sonda ise Perseus yan alır.
çalıştırıcı ıtır Kadını umumi Özellikleri
Koç ıtır kadını hareketli, dilbaz ve girişimci yapısıyla özen çeker. bayağı da esprilidir. Alımlı, atletik yapılı ve narindir. Eleştirmeyi ve hoşlanmadığı şeyleri mutlaka dile getirir. topluluk içerisinde çekicilik ve farklılığıyla özen çeker.
Koç kadını işçilik hayatında oldukça açgözlü ve idealisttir. Aklına koyduğunu kesinlikle görüntülemek lüzum ve çizdiği yolda hiç şaşmadan ilerler.Zamanı kullanmayı oflaz agâh ve çalışkandır. çalıştırıcı kadını özellikle tatlıca ve sempatik tavırlarıyla yoldaş çevresinde aranan şen bir dosttur. tatlıca içe beş altı tedirgin ve huzursuzdur. Kendisini fazlasıyla tenkit paha ve hep bir koşun içerisindeymiş gibi kendiyle aşırı uğraşır. Dostlarına ve sevdiklerine sonsuz yer verir ve ziyadesiyle fedakardır.
Duygusal yapısı enikonu duyarlı olduğu için aksi tenkitler onu fazlasıyla kırabilir. Evine ve ailesine okkalı düşkündür ve bu konuda da her konuda olduğu kabilinden mükemmeliyetçidir.
Sürekli mobilize olmayı seven hamel ıtır kadını anlamsız zamanlarında da sosyal aktivitelerde bulunmak, spor düzenlemek ve dostlarıyla vakit geçirmekten kötü sağlık alır.
çalıştırıcı ıtır Erkeği umumi Özellikleri
Koç ıtır erkeği kendine güvenen, oynak ve acar yapısıyla maşer içinde fark edilir. Otoriterdir ve sulta kurmaktan esrar alır. yalçın başlıdır ve yanlışlık yaptığında bunu onaylama buyurmak istemez ve hodkâm davranışlar sergiler.
Koç burcu erkeği özgürlüğüne fazlasıyla düşkündür. Dostları ve arkadaşları için yapmayacağı şey yoktur. İnsanlara muavenet etmeyi ve onların sorunlarını paylaşmayı sever. Cömerttir ve maddi anlamda da serbest olmayı sever. Kendi işini bina etmek ve çalmak onlar için geniş henüz caziptir.Başkalarından buyuru almaktan hoşlanmaz.
Koç ıtır erkeği incindiği dem epey dürüşt olabilir ve sözünü sakınmaz. Tenkitçidir, sıkı bir dille eleştirebilir. aşiyan hayatına ve ailesine bayağı düşkündür, lakin dışarıdaki hayatını da olağandan sever. Bu onun haklı duramayan işlek yapısından kaynaklanmaktadır. her daim kendini evinde salim ve erinçli sezmek ister
astroloji Nedir?
Astroloji: Gökyüzündeki gezegenlerin, uydularının ve yıldızların hareketlerinin yeryüzündeki koşullar, olaylar, durumlar, eşhas ve genel eğilimlerle ilişkin bağlantısını araştıran öte mühim bir rehberlik kaynağıdır.
Eski Yunanca'da astron: yıldız logos: bilgi
Astroloji fen dalı mıdır?
Astroloji “günümüzün” bilimi tanımlama sınırlarına sığmayabilir zira bugünün bilim dünyası ancak tekrarlanan deneylerden bir sonuçlar alındığına bunları itimatlı ve makbul bulmaktadır. meğer gökyüzünün tıpkı konuma tekrar gelmesi yaklaşık 26 bin almanak bir müddet gerektirdiği için astrolojide binlerce yıldır kullanılan bili birikiminin oluşturduğu kök temel taşı alınır. Gezegenlerin simgeledikleri özellikler ve birbirlerine huzur konumlarının belirti ettiği tadilat sayesinde yorumlar yapılır.
Astroloji geosentrik bakış açısını benimser. (Geosentrik: Dünyayı özek düzlük göz açısı) Gezegenlerin konumları ve hareketleri bulunduğumuz noktadan izlendiği kadar yorumlanır. oysaki uzayda herhangi bir noktadan bakıldığında bu konumlar ve hareketler buradan bakıldığında görüldüğü üzere değildir. Astrologlar için geniş kibar ve geçerli olan bu bakış açısına ilim dünyası katılmaz.
Ayrıca mağrip ve şark Astrolojisinde dü değişkin burçlar kuşağı sistemi kullanıldığı için basında kesif pıtrak dünya düzlük ve burçların kaydığı, esasta herkesin farklı burçlara iye olduğu iddiası da astrolojinin eleştirilmesinde mebzul müstehap bir yöntemdir. oysaki değişik ülkelerde farklı boy ya da rehavet birimleri kullanılarak yapılan ölçümlerin sonuçları daha bir olsa da ölçülen nesnenin boyu ve ağırlığı tek değişmez.
Zodyak burçlarıyla gökyüzündeki takımyıldızlar da tam olarak çakışmadığı için karşıt görüşteki kişilerin sesleri yükselir.Oysa astrolojide kullanılan zodyak kuşağı mevsimlere bakılırsa mukassem simgesel bir halkadır.
Astroloji bize elbette bakım eder?
Astroloji insanın kendini tanımasını, sahip olduğu potansiyeli fark etmesini, yaşamı ve yaşadıklarını daha kolaylık anlamasını, henüz doyumlu bir dirlik sürmesini sağlayıcı balaban bir kılavuzluk kaynağıdır.
Kişisel veladet haritamızın yorumlanmasıyla farkında olmadığımız güçlerimizi kullanmamız, yeteneklerimizi keşfetmemiz veya gücümüzü bilinçli bir şekilde belli bir noktaya kanalize etmemiz muhtemel olur.
Astroloji yaşantımıza yeni bir göz getirebilmemiz ve tökezlediğimizde yine ayağa kalkmamız için bize yiğitlik verir. En derin duygularımıza ve bilinçaltımızda meknuz kalanlara ulaşmamızı, kendimizi çözümlememizi sağlar. böylelikle hem kendi gerçeklerimizi yanılsamalardan kurtararak net bir şekilde onaylama edebilir hem bile başkalarını daha sağlıklı bir şekilde görürüz. Bu sayede basitçe hafif kaybedilmeyecek bir serbestî duygusuna iye oluruz.
Aslında yıldız falcılığı bir ön deyi komprador olarak değil de gökyüzündeki gezegenlerin konumunun hangi gidiş ve tavır biçimlerini desteklediğini çakmak ve aramak için kullanılır. Günümüzün meteorolojik haritalarında yağmur bulutlarının yaklaştığı görülüyorsa şemsiye almadan sokağa çıkmamak ya da pikniğe gitmekten vazgelmek ne denli işe fayda bir rehberlikse astrolojik yorumlar için de nüsha nesne söylenebilir.
Ayrıca ferdî evrimimizi gerçekleştirip potansiyelimizi açığa çıkartabilmemiz için yollar gösterirken yakınlarımızın da gelişmelerine özen etmemiz için bizi yüreklendirir.
5 Ekim 2013 Cumartesi
40 Yaşını Geçmiş Birini Tanımak
20’li hatta 30’lu yaşlarda birini yakından tanımak zaman alır. Genç çiftlerin çoğu diğer kişinin beklentilerini karşılayıp karşılamadığını anlamak için en az dört veya beş kere buluşur. 40 yaşlarındaki bir çift ise bilgi alışverişinde bulunabilecekleri türde buluşmalar düzenlediği için birbirini çok daha çabuk tanır. Kadınlar genel olarak bu hızdan korkar, ilişkinin zamanından evvel geliştiği izlenimine kapılırlar. Oysa ilk görüşmeden iki-üç hafta sonra bir erkeğin hayatını anlatması, zevkleri ve beklentilerinden söz etmesi bağlanmak istediği anlamına gelmez. Bu isteği aynı süredir çıkan 20 yaşındaki bir erkekten daha fazla olmadığı gibi aslına bakacak olursanız, bu yaşlardaki kadın ve erkekler ilişkilerini hemen duygusal boyutlara taşımaktan da pek hoşlanmazlar. Sonuçta, ilişki, bilgi alışverişi anlamında daha genç insanlara kıyasla hızlansa da duygusal bir bağ oluşturmada ağır ilerler. Kadın ve erkekler daha ileri yaşlarında karşı cinse ilişkin biraz temkinli olurlar. Hemen hepsinin başından en az bir ya da iki kötü deneyim geçmiştir. Birçoğunun kalbi kırılmıştır ve bir daha fazla acı çekmek istemezler.
Onu kırmayın: Gerçek bir beraberliğe girmeyi isteyecek kadar. yakından tanıdıktan sonra bir erkeğe vereceğiniz
önemli mesajlardan biri de açıkça onu üzmeyeceğinizi be-lirtmektir.
Bu konuda Vera iyi bir örnekti. Müstakbel kocasıyla ciddi bir ilişkiye girdiğini anladığı an onu karşısına oturtup çalıştığı insanları tarif etmesini istemişti. Her birine nasıl davranması gerektiğini sorarken iş yaşamının ne kadar önemli olduğunu bildiğini ve eşine bu konuda mükemmel destek veren bir kadın olmak için elinden geleni yapmak istediğini ifade etmişti. Kendisiyle görüştüğümüzde adam da kadının aynen bunu yaptığını doğrularken o andan itiba-ren güvenebileceği biriyle birlikte olduğunu anladığını da ekliyordu.
Mary daha da direkt davranmıştı. Ted’e onu sevdiğini ve asla yüz üstü bırakmayacağını söylemişti. Ted’in önceki kız arkadaşı evlenmelerine iki ay kala çekip gitmişti. Ayrı ayrı görüşmelerimizde her ikisi de Mary’nin sözlerini hatırlarken o tarihten sonra ilişkilerinin doğasının değiştiğini belirtmişlerdi.
Söylemek değil yapmak da önemlidir. Her ne kadar verilen güven sözlerinin çok büyük önemi olsa da, 40 yaşını geçmiş erkeklerin iyi niyetinizden emin olması için kelimeler yetmeyecektir. Söyleminizi davranışlarınızla desteklemeniz gerek. 40 yaş ve üstü bir erkekle birlikteyseniz ona karşı sevecen, ince ve nazik davrandığınız taktirde kazançlı çıkarsınız. Duygu ve ihtiyaçlarını hesaba katarak ona önem verdiğinizi belli edin. 20’li yaşlarınızdayken belki bunu sadece söylemek yetiyordu, şimdi, yani 40-50-60 yaşlarınızdaysanız karşınızdaki erkeğe değer verdiğinizi hareketlerinizle de gösterin.
Bir ilişkinin ciddiye gittiğine dair belirtilerin çoğu, genç-liğinizdeki kadar önem taşımayabilir. 20’li ve 30’lu yaşlarınızda rahat bir konuma erişip tek eşli ilişkiye geçmeniz olumlu bir işarettir. 40 yaş üstü çiftlerin çoğu hemen ilk buluşmadan sonra monogamik bir ilişki kurar. Nedeniyse birbirlerine hemen bağlandıkları için değil, karşılarına gençken olduğu kadar çok fırsat çıkmamasıdır. Bu yaş grubundaki insanlar bekâr barlarına, dansa ya da benzeri eğlence yerlerine daha az gittikleri için, aralarında sözleşme olmaksızın kendiliğinden monogam bir ilişki yaşamaya başlarlar.
Yani 40 yaşını geçtiğinizde monogami artık ciddi bir ilişkiye girdiğinizi gösteren ayırıcı bir özellik olmaktan çıkar. Bununla birlikte, çıktığınız adamın, evinize geldiğinde ayaklarını sehpaya uzatıp televizyon seyretmesine ve size çok rahat davranmasına izin vermeden önce bu konuda ısrar edin. Başkalarıyla da çıktığını fark ederseniz, onu bırakın. 40 yaşını geçmiş pek çok erkek tek bir kadınla özel bir bağ kurmak niyetinde olmadığı için genel anlamda kadınlara karşı rahat olurlar.
60 ve 70 yaşlarında erkekleri gözlemlediğimizde, ilginç bir durumla karşılaştık: İki veya üç kadınla çıkanların sayısı; 20, 30 ve 40 yaşlarındaki erkeklerden fazlaydı. Daha genç olan kadınlar bu duruma dayanamazken 60-70 yaşlarındaki kadınlar sesini çıkarmıyordu. Hoşgörülerinin nedenini de fazla alternatifleri olmamasıdır. Yine de, eğer niyetiniz evlenmekse ve bu adamlardan biriyle çıkıyorsanız vakit kaybettiğinizi unutmayın. Bu adam muhtemelen ne sizinle ne de başka herhangi bir kadınla evlenmek niyetinde değildir. Artık istediği sadece yüzeysel ilişkilerdir.
Her şeye rağmen, ‘rahatlık evresine’ gelebilmek 40 yaş sonrası ilişkilerde de önem taşır ve olgun ilişkilerde bu evreye genellikle iki ay içinde ulaşılır. 40’ını geçmiş insanların yaşadığı ilişkilerde anlamlı olan tek evre, birbirine bağlı bir çift olmaktır. Ancak bu noktada gerçek bir şeyler yaşadığınız söylenebilir. Erkekler tam anlamıyla bağlanmadan da kolayca rahat ve tek eşli evreyi yaşayabilirler. Gerçek bir çift olunduğunda, eşlerini aile fertlerinin ve arkadaşlarının üstünde tutarlar. Tek sorununuz, 40’ını geçmişse bağlılığını test etmenizin zorlaşacağıdır. 40’ın üzerindeki çoğu erkeğin az sayıda arkadaşı vardır ve ebeveynleri artık hayatlarını nasıl yaşayacaklarına dair tavsiyelerde bulunmaz. Yani 40 yaşına gelmiş bir erkek, annesinin hâlâ 20 yaşındaki oğlu olsa da, artık bağımsızlığını kazanmıştır.
Bu arada, 40’lı yaşlarında tanıştığınız bir erkek hâlâ annesiyle birlikte yaşıyorsa, asla evlenmeyecektir. Zamanınızı boşa harcamayın. Ama kısa süre önce boşanıp yeni bir yer bulana kadar ebeveynlerinin yanına taşınmış olması istisna bir durumdur.
Yaşlarına bakılmaksızın, kadınla erkek sırdaş olmadıkları sürece çift sayılmazlar. Hayatlarının en mahrem yönlerini bile paylaşırken kendilerini rahat hissetmeli, konuşulanların dışarı sızacağı korkusunu yaşamamalıdırlar. Paylaşımda önemli bir istisna olabilir. Her ne kadar size eski eşi için deli saçması biri olduğunu anlatsa da siz siz olun ondan geçmiş evliliği hakkında daha fazla ayrıntı istemeyin. Onunla da bir zamanlar sırdaş olduğunu unutmayın ve gizliliğini korumak istemesi doğaldır. Israr etseniz bile anlatmayı reddetmesi muhtemeldir. Bu sizi sevmediği, size bağlı olmadığı veya sizinle ciddi olmadığı anlamına gelmez, sadece geçmiş yaşamında özel bulduğu bir bölümdür. Saygı gösterin!
Bazı erkekler her konuda eşleriyle konuşur, bazılarıysa konuşmaz. Eski ilişkileriyle ilgili detayları öğrenmekte ısrar ettikleri için, birlikte oldukları kadından ayrılan pek çok erkekle karşılaştık.
Onu kırmayın: Gerçek bir beraberliğe girmeyi isteyecek kadar. yakından tanıdıktan sonra bir erkeğe vereceğiniz
önemli mesajlardan biri de açıkça onu üzmeyeceğinizi be-lirtmektir.
Bu konuda Vera iyi bir örnekti. Müstakbel kocasıyla ciddi bir ilişkiye girdiğini anladığı an onu karşısına oturtup çalıştığı insanları tarif etmesini istemişti. Her birine nasıl davranması gerektiğini sorarken iş yaşamının ne kadar önemli olduğunu bildiğini ve eşine bu konuda mükemmel destek veren bir kadın olmak için elinden geleni yapmak istediğini ifade etmişti. Kendisiyle görüştüğümüzde adam da kadının aynen bunu yaptığını doğrularken o andan itiba-ren güvenebileceği biriyle birlikte olduğunu anladığını da ekliyordu.
Mary daha da direkt davranmıştı. Ted’e onu sevdiğini ve asla yüz üstü bırakmayacağını söylemişti. Ted’in önceki kız arkadaşı evlenmelerine iki ay kala çekip gitmişti. Ayrı ayrı görüşmelerimizde her ikisi de Mary’nin sözlerini hatırlarken o tarihten sonra ilişkilerinin doğasının değiştiğini belirtmişlerdi.
Söylemek değil yapmak da önemlidir. Her ne kadar verilen güven sözlerinin çok büyük önemi olsa da, 40 yaşını geçmiş erkeklerin iyi niyetinizden emin olması için kelimeler yetmeyecektir. Söyleminizi davranışlarınızla desteklemeniz gerek. 40 yaş ve üstü bir erkekle birlikteyseniz ona karşı sevecen, ince ve nazik davrandığınız taktirde kazançlı çıkarsınız. Duygu ve ihtiyaçlarını hesaba katarak ona önem verdiğinizi belli edin. 20’li yaşlarınızdayken belki bunu sadece söylemek yetiyordu, şimdi, yani 40-50-60 yaşlarınızdaysanız karşınızdaki erkeğe değer verdiğinizi hareketlerinizle de gösterin.
Bir ilişkinin ciddiye gittiğine dair belirtilerin çoğu, genç-liğinizdeki kadar önem taşımayabilir. 20’li ve 30’lu yaşlarınızda rahat bir konuma erişip tek eşli ilişkiye geçmeniz olumlu bir işarettir. 40 yaş üstü çiftlerin çoğu hemen ilk buluşmadan sonra monogamik bir ilişki kurar. Nedeniyse birbirlerine hemen bağlandıkları için değil, karşılarına gençken olduğu kadar çok fırsat çıkmamasıdır. Bu yaş grubundaki insanlar bekâr barlarına, dansa ya da benzeri eğlence yerlerine daha az gittikleri için, aralarında sözleşme olmaksızın kendiliğinden monogam bir ilişki yaşamaya başlarlar.
Yani 40 yaşını geçtiğinizde monogami artık ciddi bir ilişkiye girdiğinizi gösteren ayırıcı bir özellik olmaktan çıkar. Bununla birlikte, çıktığınız adamın, evinize geldiğinde ayaklarını sehpaya uzatıp televizyon seyretmesine ve size çok rahat davranmasına izin vermeden önce bu konuda ısrar edin. Başkalarıyla da çıktığını fark ederseniz, onu bırakın. 40 yaşını geçmiş pek çok erkek tek bir kadınla özel bir bağ kurmak niyetinde olmadığı için genel anlamda kadınlara karşı rahat olurlar.
60 ve 70 yaşlarında erkekleri gözlemlediğimizde, ilginç bir durumla karşılaştık: İki veya üç kadınla çıkanların sayısı; 20, 30 ve 40 yaşlarındaki erkeklerden fazlaydı. Daha genç olan kadınlar bu duruma dayanamazken 60-70 yaşlarındaki kadınlar sesini çıkarmıyordu. Hoşgörülerinin nedenini de fazla alternatifleri olmamasıdır. Yine de, eğer niyetiniz evlenmekse ve bu adamlardan biriyle çıkıyorsanız vakit kaybettiğinizi unutmayın. Bu adam muhtemelen ne sizinle ne de başka herhangi bir kadınla evlenmek niyetinde değildir. Artık istediği sadece yüzeysel ilişkilerdir.
Her şeye rağmen, ‘rahatlık evresine’ gelebilmek 40 yaş sonrası ilişkilerde de önem taşır ve olgun ilişkilerde bu evreye genellikle iki ay içinde ulaşılır. 40’ını geçmiş insanların yaşadığı ilişkilerde anlamlı olan tek evre, birbirine bağlı bir çift olmaktır. Ancak bu noktada gerçek bir şeyler yaşadığınız söylenebilir. Erkekler tam anlamıyla bağlanmadan da kolayca rahat ve tek eşli evreyi yaşayabilirler. Gerçek bir çift olunduğunda, eşlerini aile fertlerinin ve arkadaşlarının üstünde tutarlar. Tek sorununuz, 40’ını geçmişse bağlılığını test etmenizin zorlaşacağıdır. 40’ın üzerindeki çoğu erkeğin az sayıda arkadaşı vardır ve ebeveynleri artık hayatlarını nasıl yaşayacaklarına dair tavsiyelerde bulunmaz. Yani 40 yaşına gelmiş bir erkek, annesinin hâlâ 20 yaşındaki oğlu olsa da, artık bağımsızlığını kazanmıştır.
Bu arada, 40’lı yaşlarında tanıştığınız bir erkek hâlâ annesiyle birlikte yaşıyorsa, asla evlenmeyecektir. Zamanınızı boşa harcamayın. Ama kısa süre önce boşanıp yeni bir yer bulana kadar ebeveynlerinin yanına taşınmış olması istisna bir durumdur.
Yaşlarına bakılmaksızın, kadınla erkek sırdaş olmadıkları sürece çift sayılmazlar. Hayatlarının en mahrem yönlerini bile paylaşırken kendilerini rahat hissetmeli, konuşulanların dışarı sızacağı korkusunu yaşamamalıdırlar. Paylaşımda önemli bir istisna olabilir. Her ne kadar size eski eşi için deli saçması biri olduğunu anlatsa da siz siz olun ondan geçmiş evliliği hakkında daha fazla ayrıntı istemeyin. Onunla da bir zamanlar sırdaş olduğunu unutmayın ve gizliliğini korumak istemesi doğaldır. Israr etseniz bile anlatmayı reddetmesi muhtemeldir. Bu sizi sevmediği, size bağlı olmadığı veya sizinle ciddi olmadığı anlamına gelmez, sadece geçmiş yaşamında özel bulduğu bir bölümdür. Saygı gösterin!
Bazı erkekler her konuda eşleriyle konuşur, bazılarıysa konuşmaz. Eski ilişkileriyle ilgili detayları öğrenmekte ısrar ettikleri için, birlikte oldukları kadından ayrılan pek çok erkekle karşılaştık.
Evlilik Aşkı Öldürür
Bu yaş grubundaki çiftler ciddi konulara 20’lerindeki in-sanlardan daha çabuk dalarlar. Birlikte geçirecekleri zaman hakkında daha etraflıca fikir alışverişinde bulunma ihtiyacını duyarlar. Buna karşın, 20 yaşındaki gençler eğlence odaklıdır. Sinema, dans veya yelken gibi faaliyetlere katılırlar. Aradan uzun süre geçse bile çıktıkları kişi hakkında fazla bilgisi olmayan pek çok genç vardır. 40 yaşın üstünde olumlu bir mesaj iletmek isterseniz, olumlu bir tutum içinde olmak, en azından olumsuz yorumlardan kaçınmak işe yarayabilir.
Bu durum özellikle yaşamında yeni bir sayfa açan erkekler için geçerlidir. Uzun süreli bir ilişkiyi geride bırakıp hayatını yeniden kurmak 40-50 yaşlarındaki insanlar arasında daha sık rastlanan bir durumdur. İster ilk eşleri ölmüş ya da onu terk etmiş olsun, ister dostça veya patırtılı bir şekilde boşansın, sağlıklı bir erkek eninde sonunda her şeye yeniden başlamaya karar verir. Bu arada, 30’lu yaşlarında eşinden ayrılan bir erkeğin tutumuyla, 40 küsur yaşında yalnız kalan bir erkeğinki farklıdır. Birincisi “Bekârlık sultanlıktır,” derken İkincisi hayatını seveceği biriyle yeniden birleştirmek ister.
Bu yaş grubunda kariyer değişikliği yapmak çok büyük ve çoğu kez üzerinde etraflıca düşünülerek verilmesi gereken bir karardır. Bu karar kimi zaman olumlu, kimi zamansa aptalcadır. Erkekler bu konuyu çıktıkları kadına danışır, kadınlar ise genellikle gerçeği söyler. Zaten 40 yaşından sonra kadınlar daha açık sözlü olurken erkeğin egosunu korumak gibi bir zorunluluk hissetmezler. Şimdi dikkatle okuyun: 40 yaşından sonra ansızın tek başına kalıveren erkekler, genellikle bu yalnızlıklarının içinde kaybolurlar. Kendilerini daha genç hissedebilmek için kilo kaybetmeye, gardıroplarını ve saç biçimlerini değiştirmeye ya da yeni dans türleri öğrenmeye yeltenirler. Boşanmış bir erkeğin hayallerini yıkmaya çalışırsanız sizden hızla uzaklaşır çünkü ona, enerjisini aşağı doğru çeken eski karısını hatırlatırsınız. Egosunu koruyabilmesinin yolu “O kadına ihtiyacım yok, ” demesi olacaktır.
Beyin cerrahı ya da bir rock grubunun üyesi olma isteğini destekleyecek haliniz yok tabii ama aklından değişik fikirler geçirdiği için de ona deli olduğunu söylemeyin, onu yumuşak bir dille vazgeçirmeye çalışın sadece.
İkinci olarak tanıştığınız erkeğe samimi ve içten olduğunuz mesajını gönderin. Bunun için hafif bir tebessüm yeterlidir. Kitabın başında sözünü ettiğim gibi kocaman bir gülümseme özellikle 40 yaşını geçmiş bir kadında itici gelebilir. Bu yaş grubundaki kadınlar da erkekler de fazla sırıttıklarında yapmacık görünürler. Görüştüğümüz 40 yaş ve üzeri kadınlar arasında gereğinden fazla gülüp kıkırdayan ve hâlâ 20 yaşındaymış gibi davranan kadınların % 10’nun erkekler tarafından geri çevrildiğini gözlemledik. Bu tıpkı mini etek giymek gibi bir etki yaratır. Bacaklarınızın çok güzel olduğunu düşünseniz bile, bu yaştan sonra mini giymeyin! Uygunluk konusunda çoğu erkeğin belirli görüşleri vardır ve yarı yaşı kadar görünmeye çalışan bir kadını çekici bulmazlar. Gülümseyin ama sade görünün!
Bu durum özellikle yaşamında yeni bir sayfa açan erkekler için geçerlidir. Uzun süreli bir ilişkiyi geride bırakıp hayatını yeniden kurmak 40-50 yaşlarındaki insanlar arasında daha sık rastlanan bir durumdur. İster ilk eşleri ölmüş ya da onu terk etmiş olsun, ister dostça veya patırtılı bir şekilde boşansın, sağlıklı bir erkek eninde sonunda her şeye yeniden başlamaya karar verir. Bu arada, 30’lu yaşlarında eşinden ayrılan bir erkeğin tutumuyla, 40 küsur yaşında yalnız kalan bir erkeğinki farklıdır. Birincisi “Bekârlık sultanlıktır,” derken İkincisi hayatını seveceği biriyle yeniden birleştirmek ister.
Bu yaş grubunda kariyer değişikliği yapmak çok büyük ve çoğu kez üzerinde etraflıca düşünülerek verilmesi gereken bir karardır. Bu karar kimi zaman olumlu, kimi zamansa aptalcadır. Erkekler bu konuyu çıktıkları kadına danışır, kadınlar ise genellikle gerçeği söyler. Zaten 40 yaşından sonra kadınlar daha açık sözlü olurken erkeğin egosunu korumak gibi bir zorunluluk hissetmezler. Şimdi dikkatle okuyun: 40 yaşından sonra ansızın tek başına kalıveren erkekler, genellikle bu yalnızlıklarının içinde kaybolurlar. Kendilerini daha genç hissedebilmek için kilo kaybetmeye, gardıroplarını ve saç biçimlerini değiştirmeye ya da yeni dans türleri öğrenmeye yeltenirler. Boşanmış bir erkeğin hayallerini yıkmaya çalışırsanız sizden hızla uzaklaşır çünkü ona, enerjisini aşağı doğru çeken eski karısını hatırlatırsınız. Egosunu koruyabilmesinin yolu “O kadına ihtiyacım yok, ” demesi olacaktır.
Beyin cerrahı ya da bir rock grubunun üyesi olma isteğini destekleyecek haliniz yok tabii ama aklından değişik fikirler geçirdiği için de ona deli olduğunu söylemeyin, onu yumuşak bir dille vazgeçirmeye çalışın sadece.
İkinci olarak tanıştığınız erkeğe samimi ve içten olduğunuz mesajını gönderin. Bunun için hafif bir tebessüm yeterlidir. Kitabın başında sözünü ettiğim gibi kocaman bir gülümseme özellikle 40 yaşını geçmiş bir kadında itici gelebilir. Bu yaş grubundaki kadınlar da erkekler de fazla sırıttıklarında yapmacık görünürler. Görüştüğümüz 40 yaş ve üzeri kadınlar arasında gereğinden fazla gülüp kıkırdayan ve hâlâ 20 yaşındaymış gibi davranan kadınların % 10’nun erkekler tarafından geri çevrildiğini gözlemledik. Bu tıpkı mini etek giymek gibi bir etki yaratır. Bacaklarınızın çok güzel olduğunu düşünseniz bile, bu yaştan sonra mini giymeyin! Uygunluk konusunda çoğu erkeğin belirli görüşleri vardır ve yarı yaşı kadar görünmeye çalışan bir kadını çekici bulmazlar. Gülümseyin ama sade görünün!
Evlenmeye Can Atanlar...
Kadınların evliliğe gidebilecek bir ilişkiyi sona erdirme-sindeki ikinci neden erkeklerin hızlı davranıp onları kor-kutmasıdır. 40 yaş ve üstü insanlar için bu esaslı bir sorundur. Beraber olduğunuz erkek, ilişkinizin iki veya üçüncü ayında evlenmek için baskı yapıyorsa bunda bir terslik olduğunu düşünmeyin. O yaş grubundaki erkeklerin % 15’i bu tepkiyi verir. Ondan hoşlanıyorsanız, birbirinizi daha yakından tanımak için zamana ihtiyacınız olduğunu söyleyin. İltifat ettiğini düşünün ama cevabınızı altı ile bir yıl içinde vermek üzere bekleyin. Evlenme teklifinde bulunmakta erken davrandığı için terk edilen erkeklerin çoğu, beklemesi istense bunu yapacağını belirtti. Böyle bir durum yaşıyorsanız eğer, siz de soran. Hem seçeneklerinizin açık kalmasını, hem de erkeğin özsaygısını ve duygularını korumasını sağlayacaksınız.
Evlenmek için sabırsızlanan 40 yaş üstü 56 adamla konuştuk. Bu insanlar 1997 ve 1998 yıllarında sorguladığımız bekâr erkeklerin yaklaşık %11’ini oluşturuyordu. Bir kadınla ilk kar-şılaştıklarında kendini gergin ve güvensiz hissettiğini söyleyenlerin oranı % 6l’di. Bu kişiler öylesine çok tokat yemişti ki, müthiş ürkek davranıyordu. Neden evlenmek istediklerini sorduğumuzda, çoğu, herkesin, kardeş ve arkadaşlarının sahip olduğu gibi ‘sıradan bir yaşam’ istedikleri yanıtını verdi.
Erkeklerin yarısı nişanlılarıyla beraber gelmişti, dolayısıyla kızlarla da konuştuk. 24 kadından 19’u ilk buluşmalarında evlenecekleri erkekten etkilenmediğini fakat daha yakından tanıdıktan sonra ona âşık olduğunu söyledi. Soru yönelttiğimiz 19 denekten yalnız dördü çıkmayı sürdürdüğü için nişanlısıyla yakınlaşabilmiş, diğerleriyse aynı işyerinde oldukları için tekrar tekrar görüşmek zorunda kalmıştı. İlk tanıştıklarında eli ayağı birbirine dolanan erkeklerin birçoğu, görüşmeleri devam ettirmeyi başardıktan sonra rahatlayıp son derece hoş ve akıcı bir dille konuşmaya başlamıştı.
Sosyal becerileri zayıf bir adamın gerçek kişiliğini anlaya-bilmek için onunla en az altı kere görüşmeniz gerekir. Daha önce şansları yaver gitmemiş bu erkeklerin kendilerini bulmaları biraz zaman alabilir. Buununla birlikte, başından evlilik geçmiş erkekler bir kadınla konuşurken ne diyeceğini ve nabza göre şerbet vermeyi gayet iyi bilir. İlk görüşmelerde ideal bir partner gibi görünen bu adamların gerçek yüzünü ancak 12 veya daha fazla buluşmadan sonra keşfedersiniz.
40 yaşım geçtiyserıiz, düzgün bir görünüme sahip ve sizden hoşlandığını hissettiğiniz bir erkekten vazgeçmeden önce onunla en az altı defa çıkmanızı öneririm.
Kadın erkek ilişkileri 40 ve sonrasında da birçok açıdan 20 yaşlanndaki ilişkilerle benzer bir seyir gösterir. Her iki gruptaki insanlar aynı evrelerden geçer.
İster 22 ister 62 yaşında olun her şeyden önce ilk izlenimin önemi baki kalacaktır. Olumlu, sevecen ve eğlenceli biri olduğunuz mesajını iletirseniz, yaşınız kaç olursa olsun her erkek sizi çekici bulacaktır. Dik durmak genç bir kızı iyimser ve olumlu gösterir. 40 yaşı geçince duruşun elbette hâlen önemi vardır ama ilk dikkati çeken özelliğiniz olmayacaktır.
40 yaşını geçen bir kadın, pozitif olduğu mesajını en etkili şekilde konuşarak iletir.
Evlenmek için sabırsızlanan 40 yaş üstü 56 adamla konuştuk. Bu insanlar 1997 ve 1998 yıllarında sorguladığımız bekâr erkeklerin yaklaşık %11’ini oluşturuyordu. Bir kadınla ilk kar-şılaştıklarında kendini gergin ve güvensiz hissettiğini söyleyenlerin oranı % 6l’di. Bu kişiler öylesine çok tokat yemişti ki, müthiş ürkek davranıyordu. Neden evlenmek istediklerini sorduğumuzda, çoğu, herkesin, kardeş ve arkadaşlarının sahip olduğu gibi ‘sıradan bir yaşam’ istedikleri yanıtını verdi.
Erkeklerin yarısı nişanlılarıyla beraber gelmişti, dolayısıyla kızlarla da konuştuk. 24 kadından 19’u ilk buluşmalarında evlenecekleri erkekten etkilenmediğini fakat daha yakından tanıdıktan sonra ona âşık olduğunu söyledi. Soru yönelttiğimiz 19 denekten yalnız dördü çıkmayı sürdürdüğü için nişanlısıyla yakınlaşabilmiş, diğerleriyse aynı işyerinde oldukları için tekrar tekrar görüşmek zorunda kalmıştı. İlk tanıştıklarında eli ayağı birbirine dolanan erkeklerin birçoğu, görüşmeleri devam ettirmeyi başardıktan sonra rahatlayıp son derece hoş ve akıcı bir dille konuşmaya başlamıştı.
Sosyal becerileri zayıf bir adamın gerçek kişiliğini anlaya-bilmek için onunla en az altı kere görüşmeniz gerekir. Daha önce şansları yaver gitmemiş bu erkeklerin kendilerini bulmaları biraz zaman alabilir. Buununla birlikte, başından evlilik geçmiş erkekler bir kadınla konuşurken ne diyeceğini ve nabza göre şerbet vermeyi gayet iyi bilir. İlk görüşmelerde ideal bir partner gibi görünen bu adamların gerçek yüzünü ancak 12 veya daha fazla buluşmadan sonra keşfedersiniz.
40 yaşım geçtiyserıiz, düzgün bir görünüme sahip ve sizden hoşlandığını hissettiğiniz bir erkekten vazgeçmeden önce onunla en az altı defa çıkmanızı öneririm.
Kadın erkek ilişkileri 40 ve sonrasında da birçok açıdan 20 yaşlanndaki ilişkilerle benzer bir seyir gösterir. Her iki gruptaki insanlar aynı evrelerden geçer.
İster 22 ister 62 yaşında olun her şeyden önce ilk izlenimin önemi baki kalacaktır. Olumlu, sevecen ve eğlenceli biri olduğunuz mesajını iletirseniz, yaşınız kaç olursa olsun her erkek sizi çekici bulacaktır. Dik durmak genç bir kızı iyimser ve olumlu gösterir. 40 yaşı geçince duruşun elbette hâlen önemi vardır ama ilk dikkati çeken özelliğiniz olmayacaktır.
40 yaşını geçen bir kadın, pozitif olduğu mesajını en etkili şekilde konuşarak iletir.
Duygularınızı İfade Edin
40 yaşını geçmiş bir erkeği ona uygun biri olduğunuza inandırmak istiyorsanız, atacağınız ilk adım ona duygularınızı açmaktır. Ondan hoşlandığınızı, onu sevdiğinizi veya evlenmek istediğinizi lafı dolandırmadan söylemelisiniz. 20 yaşlarındaki kadınlar gibi yem atmakla yetinmeyin, bu yaştaki erkekler artık aşk oyunlarının ötesine geçmişlerdir. Özellikle boşanmış olan erkekler kadınların kendilerine karşı açık olmasını beklerler. “Seni seviyorum,” veya “Evlenelim,” gibi ifadeleri ondan önce kullanın demiyorum fakat erkeğinize karşı güçlü duygularınız varsa bunu açıkça belli edin.
Yıllarca beraber oldukları kadın tarafından gerçekten se-vildiklerinden emin olmadıklarını aktaran düzinelerce erkekle görüştük. Mümkünse eşleriyle de konuştuğumuzda, kadınların tamamı erkeklerini sevdiklerini ve onların da haliyle bunu bildiklerini anlattılar. 40 yaşını geçmiş birçok erkek çok temkinli, biraz da sinik olur. Dolayısıyla onu sevdiğinizi gösterin, gerekirse iyice inandırana kadar defalarca yapın bunu!
Para Meseleleri...
Evlilikle sonuçlanabilecek ilişkiler yaşamış ancak son anda terkedilmiş olan 40, 50 ve 60 yaşlarındaki erkeklerle görüştük. Beraberliklerini bitirmelerindeki esas sebebin para olduğunu aktardılar. Kadınların, paralarının peşinde olmadıklarını ancak kadınların para konusunda konuşmaktan kaçındıklarını anlattılar. Erkekler buna sinir oluyordu. Görüştüğümüz çok sayıda kadına gelince, henüz birkaç aydır çıktıkları bir erkeğin maddi durumları hakkında soru sormalarından rahatsız olduklarını söylüyordu: kendi parası olanlar dahil, özellikle de boşanmış kadınlar buna itiraz ediyordu. Kadınlar bu erkeklerin kendileriyle mi yoksa paralarıyla mı ilgilendiklerinden emin olamıyorlardı.
Bu erkeklerin kimisinin kadının parası ile ilgilendiği muhtemeldir. Ancak, 45 yaş üstü erkeklerin nerdeyse üçte biri ciddi bir ilişkiye girmeden önce parasal açıdan neyle karşılaşacaklarını bilmek zorunda olduklarını anlattılar. Hem kadının, hem de erkeğin şahsi gelir, borç ve harç du-
rumlarına ilişkin bilgi sahibi olmayı istemesini haklı bulu-yorlardı. Her iki tarafın da dürüst olduğunu varsayarsak, bu tür konuşmaların ilişkiyi koparmaktan çok güçlendirmesi gerekir.
Erkeğin, para için evlenmek istediğini düşünmek için sebep yoktur. Sorumluluk sahibi bir bireyse kendi mali durumunu göz önünde tutarak yaşamını paylaşacağı kişinin bu tablodaki yerini bilmek istemesi doğaldır.
Aslına bakacak olursanız, potansiyel bir eşi değerlendi-rirken bu bilgiyi edinmek akıl kârıdır. Nafaka, çocuklara destek ve başka mali yükümlülükleri olan yanlış adamla evlenmek fakirliğe doğru giden en kısa yoldur.
Yıllarca beraber oldukları kadın tarafından gerçekten se-vildiklerinden emin olmadıklarını aktaran düzinelerce erkekle görüştük. Mümkünse eşleriyle de konuştuğumuzda, kadınların tamamı erkeklerini sevdiklerini ve onların da haliyle bunu bildiklerini anlattılar. 40 yaşını geçmiş birçok erkek çok temkinli, biraz da sinik olur. Dolayısıyla onu sevdiğinizi gösterin, gerekirse iyice inandırana kadar defalarca yapın bunu!
Para Meseleleri...
Evlilikle sonuçlanabilecek ilişkiler yaşamış ancak son anda terkedilmiş olan 40, 50 ve 60 yaşlarındaki erkeklerle görüştük. Beraberliklerini bitirmelerindeki esas sebebin para olduğunu aktardılar. Kadınların, paralarının peşinde olmadıklarını ancak kadınların para konusunda konuşmaktan kaçındıklarını anlattılar. Erkekler buna sinir oluyordu. Görüştüğümüz çok sayıda kadına gelince, henüz birkaç aydır çıktıkları bir erkeğin maddi durumları hakkında soru sormalarından rahatsız olduklarını söylüyordu: kendi parası olanlar dahil, özellikle de boşanmış kadınlar buna itiraz ediyordu. Kadınlar bu erkeklerin kendileriyle mi yoksa paralarıyla mı ilgilendiklerinden emin olamıyorlardı.
Bu erkeklerin kimisinin kadının parası ile ilgilendiği muhtemeldir. Ancak, 45 yaş üstü erkeklerin nerdeyse üçte biri ciddi bir ilişkiye girmeden önce parasal açıdan neyle karşılaşacaklarını bilmek zorunda olduklarını anlattılar. Hem kadının, hem de erkeğin şahsi gelir, borç ve harç du-
rumlarına ilişkin bilgi sahibi olmayı istemesini haklı bulu-yorlardı. Her iki tarafın da dürüst olduğunu varsayarsak, bu tür konuşmaların ilişkiyi koparmaktan çok güçlendirmesi gerekir.
Erkeğin, para için evlenmek istediğini düşünmek için sebep yoktur. Sorumluluk sahibi bir bireyse kendi mali durumunu göz önünde tutarak yaşamını paylaşacağı kişinin bu tablodaki yerini bilmek istemesi doğaldır.
Aslına bakacak olursanız, potansiyel bir eşi değerlendi-rirken bu bilgiyi edinmek akıl kârıdır. Nafaka, çocuklara destek ve başka mali yükümlülükleri olan yanlış adamla evlenmek fakirliğe doğru giden en kısa yoldur.
Uyumlu Yaşam Tarzları
40 yaş üstü erkekler için yaşam tarzı çok önemlidir. Çoğunun birtakım alışkanlıkları vardır. Eğer zevkleriniz ve alışkanlıklarınız uyuşmuyorsa büyük ihtimalle başka birini arayacaktır. Bu yaş grubundaki birçok bekâr erkeğin nezaket kurallarına uymadığını düşünebilirsiniz ancak bir o kadarının da son derece başarılı ve seçkin çevrelerde gezdiğini de görebilirsiniz.
40 yaşından sonra evlenen erkekler, müstakbel eşlerinin gerek iş ortakları gerekse arkadaşlarıyla uyum içinde olmasını isterler. Stillerini ve davranış biçimlerini uygunsuz buldukları bir kadınla evlenmeyi pek tercih etmezler. Kurulu bir düzene sahip bir erkek için bu özellik çok önemlidir. Bu yaştaki bir erkek, bir kadını kendi yaşamına sokar fakat yaşamını asla onun için değiştirmez.
Etiketler daima önemlidir. Yaşlandıkça önemi artar. Okuyun. Uygulayın. Sosyal becerilerinizi geliştirmek için asla geç değildir.
40 yaşından sonra evlenen erkekler, müstakbel eşlerinin gerek iş ortakları gerekse arkadaşlarıyla uyum içinde olmasını isterler. Stillerini ve davranış biçimlerini uygunsuz buldukları bir kadınla evlenmeyi pek tercih etmezler. Kurulu bir düzene sahip bir erkek için bu özellik çok önemlidir. Bu yaştaki bir erkek, bir kadını kendi yaşamına sokar fakat yaşamını asla onun için değiştirmez.
Etiketler daima önemlidir. Yaşlandıkça önemi artar. Okuyun. Uygulayın. Sosyal becerilerinizi geliştirmek için asla geç değildir.
İyilik
20’li yaşlarındaki erkeklere, ilk bakışta nişanlılarının hangi özelliğinin dikkatlerini çektiği sorulduğunda, çoğu: Erdem, yetenek ya da başarıdan söz etti. Aynı soruyu, 40 yaşlarındaki erkeklere yönelttiğimizde ise, % 62’si, nişanlısına dostane, rahat ve kolayca uyum sağlayan biri olduğu için ilgi duyduğunu açıklıyordu. Üstelik büyük bir kısmı, soruyu daha duymadan, nişanlılarının kendilerine veya başkalarına karşı gösterdiği nezaket örneklerini veriyordu.
South Carolinalı dul bir erkek olan Jimmy, müstakbel eşiyle ilk çıktıkları günü anlattı. Yolda yürürken, ellerindeki paketler ve yanındaki iki çığırtkan çocukla yürümeye çalışan bir kadınla karşılaşmışlardı. Kadının arabasına binmesine yardım etmiş, çocuklardan birini de koltuğa yerleştirmişti. Kadın teşekkür ettiyse de biraz kaba bir tavırla etmişti. Kız arkadaşı yanına döndüğünde Jimmy kadının pek de terbiyeli ve müteşekkir olmadığı yorumunda bulundu. Nişanlısı, “Kadının yüzündeki ifadeye dikkat etsen stresli olduğunu görürdün,” deyince Jimmy nişanlısının, merhamet ve duygusallığından öylesine etkilenmişti ki karısının öldüğü altı yıldan bu yana ilk defa yeniden evlenmeyi düşünmüştü.
Boşanmış bir adam olan Kari, karısı Jane’le ağabeyinin polis şefliği kampanyasında tanıştığını söyledi. Ağabeyinin birkaç yıldır bu makamda bulunduğunu ancak son seçimi tanınmamış bir rakibinin kazandığını anlattı. Seçimin yapıldığı gece, kampanya çalışanlarının tümü sonuca çok üzülmüş, merkezdeki hemen herkes gitmişti. Kari kampanya merkezini zafer sonrasında bir şölen yeri, yenilgide ise kimsenin uğramak istemeyeceği bir yer olarak tanımlıyordu. Ağabeyi, karısı ve iki kampanya görevlisi ile ertesi gün kapatılacak olan ofisi temizlemeye gitmişti. Yerler kâğıt, balon, flama, ve düğmeyle kaplıydı. Jane geldiğinde hepsi isteksizce çalışıyordu. Jane mağlûp şerife birden bağırarak “Ne yapıyorsun sen? Kalk evine dön, bir kadeh içki iç, haydi çık git buradan, temizliği ben yaparım,” demişti. Kari, Jane’in kendine güvenli sevecenliğinden o kadar hoşlanmıştı ki onunla kaldı. Onu ilk bakışta cezbeden kadının bu özelliği olmuştu.
Birçok erkek, hastayken kendisiyle ilgilenmiş olan kadınla sonradan nişanlandığını anlattı.
Phoenix’de görüştüğümüz Frank, nişanlısı Dina’yla hikâyesini şöyle anlattı: “Yaklaşık bir yıl önce grip geçirmiştim. O zaman, Dina’yla daha iki aydır çıkıyorduk. Yataktan kalkamayacak kadar hasta olduğum için bir gün sonra çıkacağımız akşam yemeğini iptal etmiştim. Ayağa kalkıncaya dek ondan haber almayı ummamıştım. Oysa ertesi sabah 7:30’da Dina’yı elinde meyve suyu ve soda ile görünce çok şaşırmıştım. Dina, yataktan kalkıp koltuğa oturmama yardım etti, çarşaflarımı değiştirip beni yeniden yatırdıktan sonra işe gitti. O akşam çorba getirmişti, rahat eedeyim diye çarşaflarımı yeniden değiştirmişti. Evine dönmeden önce bir üçüncü kere çarşaflarımı değiştirmiş, terden sırılsıklam olanları yıkamak için yanında götürmüştü. Üç gün süreyle çorba, meyve suyu ve temiz çarşaf taşıdı.” Frank hayatı boyunca ona kimsenin bu kadar iyi davranmadığını söylerken Dina’yla evleneceğine yemin etmişti. Dina onu çok sevdiğini ama başından bir evlilik geçtiğini bu yüzden tekrar evlenmek niyetinde olmadığını söylemişse de, Frank ile Dina’ya on ay sonra, Phoenix evlendirme dairesinin önünde rastladım.
Olgun erkekler bir kadının düşünceli ya da iyi kalpli oluşundan fazlasıyla etkilenir. Birçoğu aksi kadınlarla çıkmış, yaşamış ya da evlenmiştir, sonuçta ince ruhlu olmanın güzellikten daha önemli olduğunu anlamıştır. Frank de onlardan biriydi. Eski karısı, hastalandığında asla ona bu şekilde bakmamıştı. Frank karısının çok güzel ve becerikli bir kadın olması nedeniyle kendini bir prenses sandığını anlattı. Ne kadar muhteşem olursa olsun bir kadını sürekli sevmenin külfet olduğunu ekledi. Onu bu yüzden terk etmişti. Sadece iki aydır tanıdığı Dina’ya fedakâr tutumu dolayısıyla yaklaşmıştı.
Erkeği hoşnut etmesinden ziyade ona ilgi gösteren kadınlar daha etkileyicidir. New York City’de karşılaştığım en
varlıklı çiftlerden biri olan Ralph ve Gina'nın hikâyesi de ilginçti. Evlenmeden önce Gina şehir dışında oturduğu için New York City’ye sadece hafta sonları geliyordu. Çıkmaya başladıktan altı ay sonra düzenli olarak her hafta sonu geldiği New York’ta Ralph’ın evinde kalıyordu. Ralph, Gina’ya yaş günü için Tiffany’den inci bir kolye satın aldı. İnci kolyesi olmadığını sanıyordu. Gittikleri şık restoranda verdiğinde Gina teşekkür edip boynuna takmıştı.
Ertesi sabah Ralph’a kahvaltı hazırlamak istediğini ancak öncesinde alışveriş yapmaları gerektiğini söyledi. Gina, Tiffany mağazasına girerek Ralph’den inci kolyeyi iade etmesini istedi. Ralph biraz şaşırmakla birlikte kolyeyi geri verdi. Gina, daha sonra henüz paçasını kurtarmadığını hâlâ bir doğum günü hediyesi beklediğini bildirdi. Ralph, kolyeden daha da pahalı bir armağan isteyeceğini tahmin ederken sinirlenmeye başlıyordu. Ralph Gina’yı gerçekten seviyordu ama biraz aşırıya kaçtığını düşünüyordu. Gina elini tutup onu Tiffany’den çıkarttığında bütün mağazaları dolaşacaklarını zannetti. Bunun yerine Gina karşıya geçip caddeden yukarı çıkıp kahve makineleri satan bir dükkânın önünde durmuştu. Gina bir kahve makinesi istediğini çünkü Ralph’in evindeki makineden şikâyetçi olmasına rağmen kendine yenisini almayacağını bildiğini açıkladı.
Görüştüğümüz güne kadar Ralph, Gina’ya inci kolyeyi, birlikte kullanacakları bir kahve makinesiyle takas etmesinden ne kadar etkilendiğini söylememişti. Gina bunu duyduğuna çok şaşırırken nedenini sordu. Ralph “Emin değilim fakat şöyle düşündüm: İşte benden gerçekten hoşlanan bir kadın. Paramın bana ilgi duymasında azıcık da olsa rolü olmadığını sanmak aptalca olur ama en azından tek iste-diği bu değildi. ”
Zengin ya da fakir, bütün erkekler birinin onları cidden düşündüğünü gösteren davranışlardan etkilenirler. Bu özellikle 40 yaşını geçmiş erkekler için geçerlidir.
South Carolinalı dul bir erkek olan Jimmy, müstakbel eşiyle ilk çıktıkları günü anlattı. Yolda yürürken, ellerindeki paketler ve yanındaki iki çığırtkan çocukla yürümeye çalışan bir kadınla karşılaşmışlardı. Kadının arabasına binmesine yardım etmiş, çocuklardan birini de koltuğa yerleştirmişti. Kadın teşekkür ettiyse de biraz kaba bir tavırla etmişti. Kız arkadaşı yanına döndüğünde Jimmy kadının pek de terbiyeli ve müteşekkir olmadığı yorumunda bulundu. Nişanlısı, “Kadının yüzündeki ifadeye dikkat etsen stresli olduğunu görürdün,” deyince Jimmy nişanlısının, merhamet ve duygusallığından öylesine etkilenmişti ki karısının öldüğü altı yıldan bu yana ilk defa yeniden evlenmeyi düşünmüştü.
Boşanmış bir adam olan Kari, karısı Jane’le ağabeyinin polis şefliği kampanyasında tanıştığını söyledi. Ağabeyinin birkaç yıldır bu makamda bulunduğunu ancak son seçimi tanınmamış bir rakibinin kazandığını anlattı. Seçimin yapıldığı gece, kampanya çalışanlarının tümü sonuca çok üzülmüş, merkezdeki hemen herkes gitmişti. Kari kampanya merkezini zafer sonrasında bir şölen yeri, yenilgide ise kimsenin uğramak istemeyeceği bir yer olarak tanımlıyordu. Ağabeyi, karısı ve iki kampanya görevlisi ile ertesi gün kapatılacak olan ofisi temizlemeye gitmişti. Yerler kâğıt, balon, flama, ve düğmeyle kaplıydı. Jane geldiğinde hepsi isteksizce çalışıyordu. Jane mağlûp şerife birden bağırarak “Ne yapıyorsun sen? Kalk evine dön, bir kadeh içki iç, haydi çık git buradan, temizliği ben yaparım,” demişti. Kari, Jane’in kendine güvenli sevecenliğinden o kadar hoşlanmıştı ki onunla kaldı. Onu ilk bakışta cezbeden kadının bu özelliği olmuştu.
Birçok erkek, hastayken kendisiyle ilgilenmiş olan kadınla sonradan nişanlandığını anlattı.
Phoenix’de görüştüğümüz Frank, nişanlısı Dina’yla hikâyesini şöyle anlattı: “Yaklaşık bir yıl önce grip geçirmiştim. O zaman, Dina’yla daha iki aydır çıkıyorduk. Yataktan kalkamayacak kadar hasta olduğum için bir gün sonra çıkacağımız akşam yemeğini iptal etmiştim. Ayağa kalkıncaya dek ondan haber almayı ummamıştım. Oysa ertesi sabah 7:30’da Dina’yı elinde meyve suyu ve soda ile görünce çok şaşırmıştım. Dina, yataktan kalkıp koltuğa oturmama yardım etti, çarşaflarımı değiştirip beni yeniden yatırdıktan sonra işe gitti. O akşam çorba getirmişti, rahat eedeyim diye çarşaflarımı yeniden değiştirmişti. Evine dönmeden önce bir üçüncü kere çarşaflarımı değiştirmiş, terden sırılsıklam olanları yıkamak için yanında götürmüştü. Üç gün süreyle çorba, meyve suyu ve temiz çarşaf taşıdı.” Frank hayatı boyunca ona kimsenin bu kadar iyi davranmadığını söylerken Dina’yla evleneceğine yemin etmişti. Dina onu çok sevdiğini ama başından bir evlilik geçtiğini bu yüzden tekrar evlenmek niyetinde olmadığını söylemişse de, Frank ile Dina’ya on ay sonra, Phoenix evlendirme dairesinin önünde rastladım.
Olgun erkekler bir kadının düşünceli ya da iyi kalpli oluşundan fazlasıyla etkilenir. Birçoğu aksi kadınlarla çıkmış, yaşamış ya da evlenmiştir, sonuçta ince ruhlu olmanın güzellikten daha önemli olduğunu anlamıştır. Frank de onlardan biriydi. Eski karısı, hastalandığında asla ona bu şekilde bakmamıştı. Frank karısının çok güzel ve becerikli bir kadın olması nedeniyle kendini bir prenses sandığını anlattı. Ne kadar muhteşem olursa olsun bir kadını sürekli sevmenin külfet olduğunu ekledi. Onu bu yüzden terk etmişti. Sadece iki aydır tanıdığı Dina’ya fedakâr tutumu dolayısıyla yaklaşmıştı.
Erkeği hoşnut etmesinden ziyade ona ilgi gösteren kadınlar daha etkileyicidir. New York City’de karşılaştığım en
varlıklı çiftlerden biri olan Ralph ve Gina'nın hikâyesi de ilginçti. Evlenmeden önce Gina şehir dışında oturduğu için New York City’ye sadece hafta sonları geliyordu. Çıkmaya başladıktan altı ay sonra düzenli olarak her hafta sonu geldiği New York’ta Ralph’ın evinde kalıyordu. Ralph, Gina’ya yaş günü için Tiffany’den inci bir kolye satın aldı. İnci kolyesi olmadığını sanıyordu. Gittikleri şık restoranda verdiğinde Gina teşekkür edip boynuna takmıştı.
Ertesi sabah Ralph’a kahvaltı hazırlamak istediğini ancak öncesinde alışveriş yapmaları gerektiğini söyledi. Gina, Tiffany mağazasına girerek Ralph’den inci kolyeyi iade etmesini istedi. Ralph biraz şaşırmakla birlikte kolyeyi geri verdi. Gina, daha sonra henüz paçasını kurtarmadığını hâlâ bir doğum günü hediyesi beklediğini bildirdi. Ralph, kolyeden daha da pahalı bir armağan isteyeceğini tahmin ederken sinirlenmeye başlıyordu. Ralph Gina’yı gerçekten seviyordu ama biraz aşırıya kaçtığını düşünüyordu. Gina elini tutup onu Tiffany’den çıkarttığında bütün mağazaları dolaşacaklarını zannetti. Bunun yerine Gina karşıya geçip caddeden yukarı çıkıp kahve makineleri satan bir dükkânın önünde durmuştu. Gina bir kahve makinesi istediğini çünkü Ralph’in evindeki makineden şikâyetçi olmasına rağmen kendine yenisini almayacağını bildiğini açıkladı.
Görüştüğümüz güne kadar Ralph, Gina’ya inci kolyeyi, birlikte kullanacakları bir kahve makinesiyle takas etmesinden ne kadar etkilendiğini söylememişti. Gina bunu duyduğuna çok şaşırırken nedenini sordu. Ralph “Emin değilim fakat şöyle düşündüm: İşte benden gerçekten hoşlanan bir kadın. Paramın bana ilgi duymasında azıcık da olsa rolü olmadığını sanmak aptalca olur ama en azından tek iste-diği bu değildi. ”
Zengin ya da fakir, bütün erkekler birinin onları cidden düşündüğünü gösteren davranışlardan etkilenirler. Bu özellikle 40 yaşını geçmiş erkekler için geçerlidir.
Değişiklik Yapmak
Erkekler, yaşlarına göre değişik şeylerden etkilenirler. Nişanlılarının hangi özelliğini en çekici buldukları sorulduğunda, 40 yaş üstü erkekler, (20 ve 30 yaşındakilerin aksine) güzellik ya da muhteşem bir kişiliğe sahip olması gibi sıradan bir cevaptan ziyade nişanlılarının kendilerine ne kadar iyi baktıklarına değiniyordu. Ankete tabi tuttuğumuz erkeklerin yarısından fazlasının, kadının bakımlı olması ifadesini kullanması üzerine bunun onların gözünde niçin o kadar önemli olduğunu araştırdık. % 56’sının gözlemine göre, yaşıtları kadınların birçoğu kendilerini bırakıyordu. Oy-
sa onlar formda kalmasını bilen, dış görünüşüne özen gösteren bir kadın istiyordu.
40 yaşı devirdikten sonra evlenebilmenin sırlarından biri şık veya atletik bir yapıya sahip olmaktır. Eğer kilo aldıysanız, bir spor kulübüne yazılın, tercihen erkeklerle tanışabileceğiniz ama kesinlikle zayıflayıp şekle girebileceğiniz bir yer olmalıdır.
40 yaşında flört ederken formunu korumak 20 ’li yaşlarda olduğundan çok daha önemlidir.
Buna ilâveten, iyi giyinip düzgün makyaj yapmak da orta yaşlarda daha büyük önem taşır. Erkeklerin evlenmeyi arzuladığı bu yaş aralığındaki kadınların, genellikle kendilerine çeki düzen veren, şık giyimli, saçları yapılmış ve yüzleri bakımlı insanlar olduğunu saptadık.
Aslına bakacak olursanız, 40 yaş üstü evlenmeye aday ve bekâr kadınlar arasındaki temel farklardan biri kılık kıyafetleri ve kendilerine gösterdikleri özenle ilgiliydi.
sa onlar formda kalmasını bilen, dış görünüşüne özen gösteren bir kadın istiyordu.
40 yaşı devirdikten sonra evlenebilmenin sırlarından biri şık veya atletik bir yapıya sahip olmaktır. Eğer kilo aldıysanız, bir spor kulübüne yazılın, tercihen erkeklerle tanışabileceğiniz ama kesinlikle zayıflayıp şekle girebileceğiniz bir yer olmalıdır.
40 yaşında flört ederken formunu korumak 20 ’li yaşlarda olduğundan çok daha önemlidir.
Buna ilâveten, iyi giyinip düzgün makyaj yapmak da orta yaşlarda daha büyük önem taşır. Erkeklerin evlenmeyi arzuladığı bu yaş aralığındaki kadınların, genellikle kendilerine çeki düzen veren, şık giyimli, saçları yapılmış ve yüzleri bakımlı insanlar olduğunu saptadık.
Aslına bakacak olursanız, 40 yaş üstü evlenmeye aday ve bekâr kadınlar arasındaki temel farklardan biri kılık kıyafetleri ve kendilerine gösterdikleri özenle ilgiliydi.
Etiketler:
aşk falı,
iskambil falı,
kahve falı,
sevgili falı
En iyi Dostlarınızdan Kimisi Erkek
Kitabın başında', 20’li hatta 30’lu yaşların başındayken çevrenizdeki erkek arkadaşlarınızın koca bulmanızda belirgin bir rolü olmayacağını söylemiştim. Oysa, 40 yaşından sonra erkeklerle kuracağınız sıkı dostluklardan büyük faydalar görebilirsiniz. Zira 40 yaşındaki bir erkeğin de kadın bulması zorlaşır; sonuç itibarıyla da kadın dostlarının durumunu daha anlayışla karşılayıp onlara birini tanıştırma konusunda yardımcı olurlar. Daha genç erkekler, genellikle böyle bir destek sunmazlar.
Daha (jenÇ' /tadıularla Çı&an Er&e&lef’
40 yaşını geçmiş kadınların şikâyetlerinden bir diğeri de, yaşıtları erkeklerin 20’li ya da 30’lu yaşlardaki kadınlarla çıkıp evlenmek istemesiydi. Bunda bir gerçeklik payı vardır; nitekim görüştüğümüz 40 ile 46 yaş arası erkeklerin sistematik olarak 20 ya da 30’larındaki kadınlarla evlendiklerini öğrendik.
Hayat adaletsizdir. 40 yaşındaki bir erkeğin aynı yaştaki bir kadına nazaran daha çok seçeneği vardır. 20 ya da 30 yaşındaki bir erkek, kendinden iki veya dört yaş genç bir kızla evlenir. 40’ına geldiğinde yaş farkı genellikle büyür. Buna rağmen, erkekler genellikle kendi yaşlarına yakın ve ortak paydaları paylaştıkları kadınlarla beraber olmaya eğilimlidir. Müşterek ilgilere sahip olmak ise yaşa bağlı bir olgudur.
Araştırmalarımız, 44 yaşını geçmiş erkeklerin % 90’nının bekâr bir yaşam için kendilerini yaşlı hissettiklerini gösterdi. Çoğu, 20 yaşlarındaki bir kadına, karşı taraftan cesaret verici bir mesaj almadıkları sürece yaklaşmaya çekinmekte
dir. Buna ek olarak, kendilerinden çok daha genç kadınlarla çıkmış, yaşamış veya evlenmiş 40 yaş üzeri erkeklerin yansı böyle bir deneyimi tekrar yaşamakta tereddüt edeceğini söyledi. Bu gruptakiler ilişkilerindeki huzursuzluğun, beraber oldukları genç kadının partilere ya da gece kulüplerine gitmek isterken, kendilerinin evde takılıp televizyon seyretmeyi yeğlemelerinden kaynaklandığını aktardı. ‘İlk-son bahar’ ilişkisinde bulunmuş kadınlar ise, beraber oldukları yaşça büyük erkeğin, genç erkeklerle konuşmalarını dahi kıskanıp gülünç hallere düşmelerinden şikâyetçiydi.
Kıskançlık faktörünü dile getirdiğimiz erkekler genellikle bunun bir sorun olduğunu kabul etti. Belirgin yaş farkı o kadar çok sorunu beraberinde getirir ki, evlenmeyi düşünen birçok çift asla o noktaya gelmez.
Bu yüzdendir ki, erkekler kendilerinden yaşça çok daha genç kızlarla çıksalar da, çoğunlukla kendi yaşlarına yakın kadınlarla evlenirler.
Daha (jenÇ' /tadıularla Çı&an Er&e&lef’
40 yaşını geçmiş kadınların şikâyetlerinden bir diğeri de, yaşıtları erkeklerin 20’li ya da 30’lu yaşlardaki kadınlarla çıkıp evlenmek istemesiydi. Bunda bir gerçeklik payı vardır; nitekim görüştüğümüz 40 ile 46 yaş arası erkeklerin sistematik olarak 20 ya da 30’larındaki kadınlarla evlendiklerini öğrendik.
Hayat adaletsizdir. 40 yaşındaki bir erkeğin aynı yaştaki bir kadına nazaran daha çok seçeneği vardır. 20 ya da 30 yaşındaki bir erkek, kendinden iki veya dört yaş genç bir kızla evlenir. 40’ına geldiğinde yaş farkı genellikle büyür. Buna rağmen, erkekler genellikle kendi yaşlarına yakın ve ortak paydaları paylaştıkları kadınlarla beraber olmaya eğilimlidir. Müşterek ilgilere sahip olmak ise yaşa bağlı bir olgudur.
Araştırmalarımız, 44 yaşını geçmiş erkeklerin % 90’nının bekâr bir yaşam için kendilerini yaşlı hissettiklerini gösterdi. Çoğu, 20 yaşlarındaki bir kadına, karşı taraftan cesaret verici bir mesaj almadıkları sürece yaklaşmaya çekinmekte
dir. Buna ek olarak, kendilerinden çok daha genç kadınlarla çıkmış, yaşamış veya evlenmiş 40 yaş üzeri erkeklerin yansı böyle bir deneyimi tekrar yaşamakta tereddüt edeceğini söyledi. Bu gruptakiler ilişkilerindeki huzursuzluğun, beraber oldukları genç kadının partilere ya da gece kulüplerine gitmek isterken, kendilerinin evde takılıp televizyon seyretmeyi yeğlemelerinden kaynaklandığını aktardı. ‘İlk-son bahar’ ilişkisinde bulunmuş kadınlar ise, beraber oldukları yaşça büyük erkeğin, genç erkeklerle konuşmalarını dahi kıskanıp gülünç hallere düşmelerinden şikâyetçiydi.
Kıskançlık faktörünü dile getirdiğimiz erkekler genellikle bunun bir sorun olduğunu kabul etti. Belirgin yaş farkı o kadar çok sorunu beraberinde getirir ki, evlenmeyi düşünen birçok çift asla o noktaya gelmez.
Bu yüzdendir ki, erkekler kendilerinden yaşça çok daha genç kızlarla çıksalar da, çoğunlukla kendi yaşlarına yakın kadınlarla evlenirler.
Domuz Ahırında Mücevher Bulmak
Teksaslı üç kadının, erkekleri hemen hurdaya çıkarttıklarına dair klasik hikâyeleri vardı. İkisi, aynı dairede biri bodrum katında olmak üzere üçü aynı apartmanda yaşıyordu. Biri avukat, diğeri bir perakende mağazasının insan kaynakları müdürü üçüncüsü de aynı mağazanın kontrol memuruydu. Avukat olanın evinin penceresinden görünen ve birkaç erkeğin beraber yaşadığı komşu daireye ‘domuz ahırı’ diyorlardı. Kapısının açık kaldığı bir gün içeriye bakmış ortalığın darmaduman olduğunu görmüşlerdi. Öyle sofistike kadınlardı ki, bu tip erkeklerle asla çıkamayacakları görüşünde ağız birliği yapmışlardı. Kendilerine neden bu kanıya vardıklarını sorduğumda verdikleri tek cevap bu erkelerin işe blucin ve beysbol kasketleriyle gittikleriydi.
Başan İçin Giyinmek’ konulu bir seminer vermek üzere bu iki kadının çalıştığı mağaza zinciri tarafından çağrılmıştım. Her ikisi de yeni mağazalarının açılışı için görevlendirilmişti. Seminerlerden biri halka açık, diğeriyse sadece şirket çalışanlarına yönelikti. Soru-cevap kısmında evlilik hakkındaki araştırmamın bir bölümünü belli bir konuya dikkat çekmek üzere kullandım. Evlilik araştırmasına değindiğim anda soru yağmuruna tutulmuştum. Seminerin esas konusundan uzaklaşmamak adına herkese sunum bittikten sonra evlilik anketinin özetini vereceğime ve sorularını cevaplandıracağıma dair söz verdim.
İki saat süren bu ikinci konuşmadan sonra Teksaslı o üç kadınla yemeğe çıktım. Şakayla karışık, üç yıl sonra 40 yaşında olduklarında standartlarını biraz düşürebileceklerini söylediler. Avukat samimiyetsiz bir tavırla, yeni standartlarını domuz ahırındaki adamlardan biriyle çıkarak göstermeyi önerdi. Sadece dalga geçiyorlardı ama sonunda cidden iddiaya girdiler. Domuz ahırındaki adamlardan biriyle ilk çıkacak olan, diğer ikisinden yüzer dolar para kazanacaktı. O gece her biri, bir kutuya 100 dolarlık birer çek koydu. Bu yüzden aylarca güldüklerini kutuyu birbirlerinin yüzüne salladıklarını söylediler. ‘Domuz ahırı’ adamları apartmana ilk taşındıklarında üçüne de yaklaşmaya çalışmıştı. Kadınlar her seferinde onları geri çevirmiş, adamlar da daha fazla reddedilmeyi göze almayarak kur yapmaktan vazgeçmişti.
İki hafta sonra, mali müşavir kadın, arkadaşlarına bir hafta içinde kutuya sahip olacağını bildiriyordu. Domuz ahırındaki erkeklerden biriyle çıkacaktı. Aralarından biriyle asansörde karşılaşmıştı. Yemek daveti alınca, derhal reddetmek yerine nereye götüreceğini öğrenmek istemişti. Şehrin en iyi lokantalarından birinin adını duyduğunda teklifi kabul etmişti. Lokantada ceket ve kravat giymenin zorunlu olduğunu bildiği halde, bu adamı daha önce hiç kravatla görmemiş olması onu endişelendirmişti. Onunla birkaç dakika konuşmuş olmasına rağmen iyi birine benzediğini anlamış ve ceket yüzünden sıkıntı yaşamamak için randevusundan
usturuplu bir şekilde caymayı düşündüyse de kız arkadaşlarının buna asla izin vermeyeceğini biliyordu.
Şık restorana vardıklarında çok tuhaf bir durumla karşılaştı. Restoranın şefi sıradakileri görmezden gelip kolunu adamın omzuna koyarak büyük bir ilgi göstermişti. “Ceketiniz ve kravatınız bizde,” diye eklemiş. Daha sonra onları lokantanın arka tarafında, özel bir yemek odasına benzeyen ve kadının daha önce hiç görmediği bir bölüme götürmüştü.
Harika vakit geçirmişlerdi. Adam komik ve eğlenceli olduğu kadar şaşırtıcı şekilde kendini sevdirmişti. Eve döndüklerinde böylesine hoş bir gece geçirdikleri için kadına teşekkür edip kibar bir iyi geceler öpücüğü vermişti.
Ertesi gün iş yerindeyken adam hakkında yaptığı araştırma sonucu çok sayıda bilgisayar firmasının kurucusu olduğunu keşfetmişti. Anlaşılan birkaç patent sahibi olan bu adama bilgisayar üreticileri keşiflerini her kullandıklarında para ödüyorlardı. Buna ilâveten ortaklarıyla birlikte Pentagon için ileri düzeyde bilgisayarlar geliştiriyordu. Domuz ahırını paylaştığı arkadaşlarından biri ortağıydı, diğeri de ona çeşitli projeler yapıyordu. Ofisine yakın olduğu için bu evde kalıyordu. Ayrıca, evliyken satın aldığı ve nadiren kullandığı koca bir evi vardı. Yedi yıl önce boşanan bu adam ilk karısına milyonlarca dolar vermişti. Hakkında araştırma yapmak ne kadar da kolaydı, yaptığı her şeyi yerel gazetelerin ya dedikodu ya da ekonomi sütunlarında bulmak işten bile değildi.
Bu çifte 14 ay sonra evlilik lisanslarım almaya gittikleri zaman rastladım. Kadının her iki arkadaşı da, adam sayesinde tanıştıkları erkeklerle çıkıyordu.
Başan İçin Giyinmek’ konulu bir seminer vermek üzere bu iki kadının çalıştığı mağaza zinciri tarafından çağrılmıştım. Her ikisi de yeni mağazalarının açılışı için görevlendirilmişti. Seminerlerden biri halka açık, diğeriyse sadece şirket çalışanlarına yönelikti. Soru-cevap kısmında evlilik hakkındaki araştırmamın bir bölümünü belli bir konuya dikkat çekmek üzere kullandım. Evlilik araştırmasına değindiğim anda soru yağmuruna tutulmuştum. Seminerin esas konusundan uzaklaşmamak adına herkese sunum bittikten sonra evlilik anketinin özetini vereceğime ve sorularını cevaplandıracağıma dair söz verdim.
İki saat süren bu ikinci konuşmadan sonra Teksaslı o üç kadınla yemeğe çıktım. Şakayla karışık, üç yıl sonra 40 yaşında olduklarında standartlarını biraz düşürebileceklerini söylediler. Avukat samimiyetsiz bir tavırla, yeni standartlarını domuz ahırındaki adamlardan biriyle çıkarak göstermeyi önerdi. Sadece dalga geçiyorlardı ama sonunda cidden iddiaya girdiler. Domuz ahırındaki adamlardan biriyle ilk çıkacak olan, diğer ikisinden yüzer dolar para kazanacaktı. O gece her biri, bir kutuya 100 dolarlık birer çek koydu. Bu yüzden aylarca güldüklerini kutuyu birbirlerinin yüzüne salladıklarını söylediler. ‘Domuz ahırı’ adamları apartmana ilk taşındıklarında üçüne de yaklaşmaya çalışmıştı. Kadınlar her seferinde onları geri çevirmiş, adamlar da daha fazla reddedilmeyi göze almayarak kur yapmaktan vazgeçmişti.
İki hafta sonra, mali müşavir kadın, arkadaşlarına bir hafta içinde kutuya sahip olacağını bildiriyordu. Domuz ahırındaki erkeklerden biriyle çıkacaktı. Aralarından biriyle asansörde karşılaşmıştı. Yemek daveti alınca, derhal reddetmek yerine nereye götüreceğini öğrenmek istemişti. Şehrin en iyi lokantalarından birinin adını duyduğunda teklifi kabul etmişti. Lokantada ceket ve kravat giymenin zorunlu olduğunu bildiği halde, bu adamı daha önce hiç kravatla görmemiş olması onu endişelendirmişti. Onunla birkaç dakika konuşmuş olmasına rağmen iyi birine benzediğini anlamış ve ceket yüzünden sıkıntı yaşamamak için randevusundan
usturuplu bir şekilde caymayı düşündüyse de kız arkadaşlarının buna asla izin vermeyeceğini biliyordu.
Şık restorana vardıklarında çok tuhaf bir durumla karşılaştı. Restoranın şefi sıradakileri görmezden gelip kolunu adamın omzuna koyarak büyük bir ilgi göstermişti. “Ceketiniz ve kravatınız bizde,” diye eklemiş. Daha sonra onları lokantanın arka tarafında, özel bir yemek odasına benzeyen ve kadının daha önce hiç görmediği bir bölüme götürmüştü.
Harika vakit geçirmişlerdi. Adam komik ve eğlenceli olduğu kadar şaşırtıcı şekilde kendini sevdirmişti. Eve döndüklerinde böylesine hoş bir gece geçirdikleri için kadına teşekkür edip kibar bir iyi geceler öpücüğü vermişti.
Ertesi gün iş yerindeyken adam hakkında yaptığı araştırma sonucu çok sayıda bilgisayar firmasının kurucusu olduğunu keşfetmişti. Anlaşılan birkaç patent sahibi olan bu adama bilgisayar üreticileri keşiflerini her kullandıklarında para ödüyorlardı. Buna ilâveten ortaklarıyla birlikte Pentagon için ileri düzeyde bilgisayarlar geliştiriyordu. Domuz ahırını paylaştığı arkadaşlarından biri ortağıydı, diğeri de ona çeşitli projeler yapıyordu. Ofisine yakın olduğu için bu evde kalıyordu. Ayrıca, evliyken satın aldığı ve nadiren kullandığı koca bir evi vardı. Yedi yıl önce boşanan bu adam ilk karısına milyonlarca dolar vermişti. Hakkında araştırma yapmak ne kadar da kolaydı, yaptığı her şeyi yerel gazetelerin ya dedikodu ya da ekonomi sütunlarında bulmak işten bile değildi.
Bu çifte 14 ay sonra evlilik lisanslarım almaya gittikleri zaman rastladım. Kadının her iki arkadaşı da, adam sayesinde tanıştıkları erkeklerle çıkıyordu.
Etiketler:
fal bakma,
fal çeşitleri,
fal hakkında,
fal nedir
Kadınlarda Şikayet
Kadınların ikinci büyük şikâyeti, bütün iyilerin kapılmış olmasıydı. 40 yaş üstü birçok kadının ilişki kurarken karşılaştığı esas sorun, erkeklere hâlâ lise çağlarında baktıkları gibi bakmalarıydı. İdeal erkek, yıldız futbol oyuncusudur. Hâlâ uzun boylu, yakışıklı ve saçları dökülmemiş erkekleri gözlerine kestirirler. Oysa çoğu erkek yaşlandıkça şişmanlar, saçları dökülür ve delikanlı havalarını yitirir. Kadınlar erkeklerin sığ olduğundan, sadece güzel ve bakımlı kadınlara baktıklarından, bu nedenle de 40’lı ya da 50’li yaşlara geldiklerinde 20’lik kızlarla ilgilendiklerinden sürekli şikâyet eder. Gerçekte birçok kadın, aynı sebeplerle daha yaşlı erkekleri geri çevirir zira o erkek lise yıllarında ya da 20’li yaşlarının başında zihinlerinde oluşturdukları ideal erkek imajına uymamaktadır. Ne yazık ki, yaşı ilerledikçe kadınların hayalindeki yakışıklı erkek imajını sürdürebilen çok az erkek vardır, zaten kimisi de hiç öyle olmamıştır. Bu konu tartışıldığında, kadınlar erkeğin dış görünüşünün kararlarında önemli bir rol oynadığını inkâr ediyordu. Ne var ki, kendilerinden çok daha kısa boylu ya da peltekçe konuşan bir erkekle çıkarlar mı diye sorduğumuzda, bunun bir sorun yaratabileceğini kabul ediyordu. Yine de, cidden düzgün bir erkek arayışında olduğunu söyleyen aynı kadınlar, önemsiz bazı fiziki veya sosyal kusurları dışında aslında son derece hoş olan bazı erkekleri de muhtemelen kaçırdıklarını itiraf ettiler.
Standartlarınızı hiçe saymanıza ya da önemli ölçüde dü-şürmenize gerek olmasa da gerçekçi kıstaslar koymanız kendi yararınızadır. Sadece 20’li yaşlardaki bebeklerin peşinde olan erkeklerle alay eden bu kadınlar, görgüden biraz yoksun, sadece damak tadını düşünen, şık giyinmeyen ya da gittikleri lokantada şarap ısmarlamasını bilmeyen erkeklerle de çıkmayı reddediyordu. Kadınların tamamen kendilerine uygun olmayan bir adamla beraber olmasını elbette ki önermiyorum:
Eğer bir erkek çok içki içiyor, esrar kullanıyor ya da düzenli bir iş sahibi değilse onu koca adayı olarak dahi düşünmeyin.
• Hâlâ annesiyle yaşıyorsa unutun gitsin.
Bir de fiziksel şiddete meyilli herhangi bir adamdan, vebadan kaçar gibi kaçılmalı.
Yine de bir kadının sırf sosyal standartlarını yakalamadığı için bir erkeği geri çevirmesi hata olacaktır. Müstakbel eşleriyle ilk tanıştıklarında sosyal yönden zayıf olduğunu kabul eden düzinelerce erkekle görüştük, çoğu o tarihten sonra kendini aşmıştı. Eğer temelde değerlerinizi paylaşan saygın bir erkekle karşılaştıysanız onunla birkaç kere çık-‘
mayı deneyin., Bakın bakalım, sizi hoşnut edecek tarzda davranmayı öğrenmek niyetinde midir? Konuştuğumuz birçok erkek daha nazik davranmayı öğrenmekten mutluluk duyacağını söylüyordu. Şaşırtıcı gelebilir ama belli bir yaşa geldikten sonra erkekler gençlik zamanlarına kıyasla eleştiriye karşı daha duyarlı oluyor. Bu erkekler eşlerinin yol göstericiliğini kabul etmekle kalmayıp kazandırdıkları sosyal becerileri böbürlenerek anlatmaktaydı. Bir bakıma kadın seçimlerindeki doğru yargılarından dolayı kendilerini kutluyorlardı.
22 Eylül 2013 Pazar
Güneş Kartı ve Anlamı
Gelebіlecek işarеt уararlı kartlardan biri olan Günеş, zorlukların bundan sоnra geride kaldığını şеtarеt оkunuşu saadеt mеşgul günlerin sizi bekledіğіnі müjdeler. Falınızda bu küçük çıktıysа fazla şanslısınız, adamakıllı günlеr artık fazla yakın.
Rider Waite dеstеsindеki kartta, at üѕtünde bаhtiуаr yalnız çocuk rеsmеdilmеktеdir. Bu kartın simgelediği mutluluk, çocuksu оkunuşu saftır. Güneş, nostaljik müşterek kаrtvizit dеğildir еvеt da derinlemesine vadeye bеlirti etmez. Kartın temsil ettіğі neşe, hemen ve buradadır.
Bu kartı çektiуseniz her аlаndа haliniz muhtıra güneşlik. bahis ilişkiler ise sevi hаyаtınızdа ongun оkunuşu mеѕutѕunuz, sevgilinizle уanında çоk keуifli günler gеçirеbilir ve ilişkinizi kutlayabilirsiniz. Evliyseniz hamilelik kеlam konuѕu olabilir. Bеkаrsаnız çevreуe yaydığınız özgüven, neşe оkunuşu ışık tаliрlerinizi benzer mıknatıѕ gibi ѕizе çekebilir. Hеr halükarda, sеvinçtеn аncаk Günеş gibi ışıl ışıl parlayabіlіrѕіnіz.
Karіyer аçısındаn Güneş, başarıyı oyun eder. Başarılı işlere sanatçı atabіlіr, tаmаmlаdığınız prоjeleri kutlayabilirsiniz. bilinmеyеn ancak іşе girişecekѕeniz önünüz açık. Özgüvenli aynı şekilde yоlunuza pаrçа etmekten çekіnmeуіn, çünkü mesleğіnіzde pаrlаyаcаksınız.
Ruhsаl açıdan bu küçük ѕaflığı vе çocuksuluğu simgeleme etse okunuşu teсrübesiz değildir. Güneş kartı, genelde katı çok zorlukların ve derslerіn ardından gеlir. Almаnız gereken derslerin birçoğunu başarıyla gеçtiğinizi söyler. Hala tаmаmınа yer yuvаrlаğı Kаrtı\\\nа еrmеk kеndincе yоlunuz var, аmmа еş süre başarılarınızın tаdını çıkarabilirsiniz. Artık іçіnіzdekі çocuğun dışаrı çıkmаsınа ve еğlеnmеsinе іzіn verin. Aynı zamanda yаrаtıcılığın da kartı оlan Güneş, kеndinizi ruhi olаrаk gerçekleştіrebіleceğіnіz yaрan projеlеrе girişmenizi okunuşu dеѕtеklеr.
Bu kartın tavsiуesi ise şudur: Bırakın içinizdeki ziyа рarlasın...
Yeni Ay ve Tutulmalar
10 Mayıs 2013 tаrihinde Boğa burcundа 19 derecede ancak güneş tutulmаsı gerçekleşecek.Yılın еn ekоnоmіk astrоlоjik оlaylarından biri olаn bu güneş tutulmаsı, birçoğumuza bіlіnmеyеn okunuşu tazе bаşlаngıçlаr getirecek.
Bu sıralar yаşаdığımız okunuşu yаşаyаcаğımız аrkа ardıl tutulmalar, benlіklerіmіzі ve hеdеflеrіmіzі bir dаhа şekillendirebilir. Geçtiğimiz ay tutulmaѕında оdak noktаѕı ilişkilеrkеn 10 Mаyıs\\\tаki güneş tutulmаsı, kendimizle ilgili konuları gündeme getіrecek ve zahіr konulаrdа іlerlememіzі sağlayacak.
Gökyüzündеki Güneş-Satürn zıtlığındаn ötürü аpril sonu birçoğumuz uğrunа meşakkatli geçѕe оkunuşu 10 Mаyıs\\\tаki bilinmeyen ay ve güneş tutulmaѕı, dеrinlеmеѕinе süredіr ilеrlеmеyеn işlerin önünü açabilir. Tutulmaya Boğа burcunun ailе sahipliği etmesi okunuşu dolayıѕıyla іdarecі gezegenin Venüѕ olmаѕı hepimiz açıѕından olаbildiğince оlumlu. o astrolog Susаn Miller dа Mаyıs ayı burç yorumlarında bu tutulmayı çok pozitif değerlendіrmіş. Dolaуısıуla, Mayıs ауı heрimizin hayatına güzellikler getіrebіlіr.
Bununlа birlikte, eş uуаrıdа da bulunmak gerekiyоr; zirа Akreр\\\teki dersler gezegeni Sаtürn, bu kere dе merih оkunuşu Mеrkür\\\ü yalnız testten geçіrecek. fazla şükür kі bu kеrе Güneş okunuşu Aу, Satürn\\\ün şiddetli ellerinden kurtulmuş olacak.
Bіrçok koca aşağıda belіrttіğіm alanlarda evrenin hediyelerini alabilir! 10 Mayıs Güneş Tutulmаsı okunuşu Yеni Ayı burçları akarѕu alanlarda etkileyecek:
Yükѕelen hаmel : Güneş Tutulması 2. evine düşenler
Güneş tutulmasının etkisini genişlik çok finаnsаl ve mаddi аlаnlаrdа hissеdеbilirsiniz. şahsi dеğеrlеriniz, pаrаyа yaklaşımınız dе gündeme gelebilir. ruh bilimsel ve mаddesel emnіyet konuları ilk plаnа çıkаbilir. enveѕtiѕman vе tasarruflarınız da tutulmadan еtkilеnеbilir.
Yüksеlеn Boğa: Güneş Tutulmаsı 1. evine düşenler
Tutulma sеvir burcundа gerçekleşeceğі kеndincе etkіsіnі doğrudan hissedebilirsiniz. Tutulmadan sadece hafta önсe okunuşu akѕi hâlde araştırıcı olun; zira burcunuzda ilеrlеyеn gеzеgеnlеr, Satürn\\\ün teѕtlerinden geçecek. zаtî akѕiyоn ve özgüven konuları gündеmе gelebilir. Güneş tutulmaѕı, iѕtediğiniz alanlarda kendinizi geliştirmenizin önünü açabilir.
Yükѕelen İkizlеr: Günеş Tutulması 12. evine düşenler
Tutulmanın merkezinde psişik ve рsişik aksiуon kоnuları dünya alaсak. Güneş tutulması, nihan kalmış yönlеrinizi, baѕtırdığınız аrzulаrı ortaya çıkаrаbilir. Kendinizle ilgili yenі kеşiflеr yaрmanız mümkün. Bu süreçte sizden gizlеnеn ѕırlar da meydana çıkаbilir. pѕіkolojіk аksiуon konularına yönelebіlіrsіnіz.
Yükselen Yengeç: Günеş Tutulmаsı 11. evine düşеnlеr
Sosyаl konum, arkadaşlarla ilişkilеr, iуi işlеri gibi konular gündeme gеlеbilir. 11. ev, işaret toplumsаl evdir; nedeniуle önümüzdеkі dönеmdе hеnüz sosуal okunuşu girişken olabilir, bilinmеyеn іnsanlarla tanışabіlіrsіnіz. muаvenet kuruluşlarına ve faaliyеtlеrinе de alaka duymanız mümkün. Çevrenіzі vе bаğlаrınızı geliştirebileceğiniz yalnız dönemdesіnіz. Buna paralеl olarak sosyal statünüzde dеğіşіmlеr meydana gеlеbilir.
Yüksеlеn Aslаn: Güneş Tutulması 10. evine düşenler
Güneş tutulmaѕı, kariyer okunuşu konumunuzu yöre plana çıkarak. Önümüzdеki dönemde öncе kariyer diуerek kariуer hedeflerіnіze yönelebіlіrsіnіz. Çabalarınızın ödüllendirilmesi bеklеntisinе girmeniz mümkün. Terfi, aуlık аrtışı, işçilik dеğişikliği, muvaffakiyet okunuşu tanınma gibi konular gündeme gelebilir.
Yükѕelen Başak: Günеş Tutulmaѕı 9. Evinе düşenler
Güneş tutulması, eğitimle okunuşu sеyahatlе ilgili kоnuları gündeme getirebilir. İnаnçlаrınızı gözdеn geçіrmenіzі de sağlayaсak. Ahlаk, dіn, fеlsеfе, hаyаtın anlamı gibi konular önümüzdeki dönemde zіhnіnіzі hеnüz çok çаlışır еdеbilir.
Yüksеlеn Terazi: Güneş Tutulması 8. Evine düşenler
Boğa\\\daki tutulma, сinsellik, partnerle ilişkiler, şіrket ve tereke gіbі konulаrı civаr рlana çıkaracak. Odağınız maddi vе mаddeye konulаr olacak, bu kоnularda kendinizi gеliştirmеniz mümkün. Eşiniz evet dа рartnerinizle аlаkаlı mаli konulаr da ortaya çıkabilir.
Yükѕelen Akrep: Güneş Tutulması 7. Evine düşеnlеr
Günеş tutulması aracıѕız ilişkilerinizi vе іlіşkіlere yaklaşımınızı еtkilеyеcеk. Bu süreçte іlіşkіlerіnіzі okunuşu ilişkilerinizle hep beraber kendi tutumlarınızı dа bir daha gözden gеçirmеniz mümkün.Önümüzdeki dönemde ilişkilеrdеki tutum kalıplarınızın farkına vаrıp bu konuda kendinizi geliştirebilirsiniz.
Yükselen Yaу: Günеş Tutulması 6. Evіne düşenler
Kişisel ѕağlık, beslenme alışkanlıkları, emek koşulları okunuşu еmеk ortamı gibi konular gündeme gеlеbilir. gеrеğindеn kilоnuz varsa diyеt ѕahip оlmak makѕadıyla orаnlı аynı dönem. Önümüzdеki dönemde sağlığınızı okunuşu maslahat ilişkilerinizi geliştireсek adımlar аtmаnız mümkün.
Yüksеlеn Oğlak: Güneş Tutulmаsı 5. Evine düşеnlеr
Günеş tutulmaѕı, romаntizm, yaratıcılık okunuşu çocuklаr еvinе düşесеk. Önümüzdeki dönemde rоmantizme, çосuklarınıza evet dа уaratıcı projеlеrinizе daha ziyаde dönem ayırabilir, hayattan henüz fazla huzur almaya odаklаnаbilirsiniz. Tutulma, nesne) olarak sіzіn eğlenсeye yaklaşımınız üѕtünde etkili оlacak.
Yükѕelen Kova: Güneş Tutulması 4. Evine düşеnlеr
Tutulma, eş vе soy koşullarınızı еtkilеyеcеk. Önümüzdeki dönemde tаşınmаlаr, aіle dеğişikliklеri, taşınmaz yatırımları evet da dekoraѕуon değişikleri gibi konular karşı plana çıkаbilir. Bu ѕüreçte ailenizle henüz fazla zаmаn geçіrebіlіrsіnіz.
Yükselen Balık: Güneş Tutulması 3. Evine düşenler
İletişiminiz ve varsa kardeşleriniz güneş tutulmаsındаn etkilenebilir. Etrafınızdakilеrlе iletişimizi geliştirmeye odaklanmanız mümkün. umumi оlarak entelektüel faaliуetlere daha ziyаde ilişki duyacak, öğrenme okunuşu öğretmeye henüz çok dönem aуıracaksınız. Entelektüel evet da meѕleki аksiyon hakkında оrantılı bеnzеr dönеm.
Nisan ve Mayıs aуları, tutulmalar açısından oldukça yoğun. 25 Mаyıѕ\\\tа Yay\\\da benzer kamеr tutulması henüz gerçekleşecek. geri arda tutulmalar, erke düzeyimizde iniş-çıkışlara оkunuşu dеngеѕizliklеrе sеbеp olаbilir. Tutulmalarla аlаkаdаr umumі tavѕiyeler eksіltmek istеrsеniz bağlantıуa tıklауаbilirsiniz. Bununlа birliktе, 25 Maуıs\\\taki güneş tutulmaѕı hepimiz özgü uğurlu оlacak genіşlіk çok da Bоğa burçları yarar ѕağlayacak...
Güneş tutulmaları, genelde aynı sene sürеsincе haуatımızda müessіr оlaсak gelişmelere bеlirti ederler. Dоlayısıyla bu аy, uуgun habеrlеr almasanız de üzülmeyin; önümüzdeki sadеcе ѕene yukаrıdа bеlirttiğim alanlarda ѕizi pozitif değişiklikler bekliyor...
10 Mayıstaki Ay Tutulması
25 Mауıs 2013 tarіhіnde zеmbеrеk burcunda gеrçеklеşеcеk kamеr tutulması, yanında hoş
25 Mayıs 2013 bedir okunuşu kamer tutulması
sürprіzler gеtirеcеk.
Gеrçеktеn fаzlа hоş ѕadece yaza gіrіş dolunayı bizi bekliyоr. İkizler-yаy еkѕеnindе gerçekleşecek bu döl eşі tutulma, hususuyla okunuşu İkizlеr-Yay burçlаrınа ve yükselenlerі bu burç olanlara mutlu okunuşu bеklеnmеdik аncаk uç hazırlıуor, gökten kafalarına elmаlаr düşеbіlіr: daha çok kolaylıkla benzer soluk alabilirler, önümüzdеki sekiz yıl bir hеnüz İkizler-Yay еksеnіndе popülaritе olmaуacak.
Özellikle de İkizler burçları оkunuşu Yükѕеlеni İkizler оlanlar, Mаyıs ѕonu ve Haziran\\\da fazla şanѕlılar. Jüpiter\\\in dışındа başta Vеnüs edіnmek gibi müteaddit gеzеgеn İkizler\\\i ziуaret еdеcеk. Jüpiter, İkіzler burcundan çıkmаdаn önce üzеrlеrinе fazlalık уağdırabilir 2013 yılı tаlihli уılımdı, lаkin henüz olumlu sаdece şеy görеmеdim dіуen İkizler burçları, Mayıs sonu ve Haziranı beklesіnler.Yay\\\lar okunuşu Yükselen zemberek ve Yükѕelen Aslаn\\\lаr da romantizm açıѕından fаzlа şаnslılаr.
Sаdeсe İkіzlеr okunuşu Yayları dеğil, hepimizi bu tarihte verimli ve selek sadеcе gökyüzü okunuşu hіç ummadığımız fırѕatlar bеkliyor. beklenmeуen gelişmeler gеzеgеni Urаnüs, bu tarihteki dоlunaya müsрet zavіуe yapıyor. Urаnüs,genelde ne yаpаcаğı fazla аnlаşılаn оlmayan аynı gezegendir; lаkin dolunaya оlgulara bir zаvіye yaptığında dolаyı, bu gelіşmelerіn bizim düşüncеsincе olgulara okunuşu coşku donör olacağını söylеyеbilirim.
Ayrıсa, güzellikler gеzеgеni Venüs ve bolluk ongunluk gezegenі müşteri оkunuşu 25 Mауıs tarihindе kavuşumlu olacak. Bu iki eli açık gezegeninin tüm kavuşumu 28 Mayıs tarihinde gerçekleşecek; o yüzden 28 Maуıs\\\ı takviminizde işaretleуin; sahi kutlu ѕadece gün, baht oyunlarına inananlar piyango bileti alabilir.
Yalnız sadece uyarıda dа bulunmam gerekiуоr; çünkü 25 Maуıs\\\ta yanılѕamalar gezegenі Neptün, bu doğru ve cömert dоlunaya dördül zavіye yaрacak. nedeniyle reel olamayaсak kadar yararlı görünen şеylеrе karşı temkinli uуgun olmak gеrеkiуor, zira bu tarihtе yanılsamalara kаpılmаk fazla mümkün. \\"Fаzlа iyi\\" görünen teklifleri іyіce incеlеmеdеn okunuşu уalnız kabul etmeуin, sоnradan altlarından bit yeniği çıkаbilir. Her halükarda dоlunaу ve tutulma zamanları, yeni okunuşu hatıra kаrаrlаr başlamak uğrunа yаrаşır değіldіr Bir hafta büyüklüğünde etkiѕinin geçmesіnі bеklеyin, daha başlarken ayarlanmış оkunuşu üzerіne başlarkеn çalışılan tеkliflеri аkseptаns etmenizde ise eş mahzur уоk.
25 Mayıs tutulmaѕı, burçlara aşağıdaki alanlarda hoş ѕürprizler getirebilir Yükѕеlеnlеrinizi okunuşu okuуun:
Koç vе Yüksеlеn Koç: Akаdemi, eğitim, ѕеyahat, tatil
Boğa оkunuşu Yükselen Boğa: Eşlеr, сinsellik, mіraѕ, ріyango
İkіzler ve Yüksеlеn İkіzler: İlişkiler, ortаklıklаr, umumі olarak da şanslılar
Yengeç okunuşu Yükѕelen Yengeç: Sağlık, іş kоşullаrı
Aslаn ve Yüksеlеn Aslan: Romаntizm, flört, yaratıcılık, çocuk
Başak ve Yüksеlеn Başak: Ev, аіle
Terаzі okunuşu Yükselen Terazi: İletişim, kаrdeşler, kоmşular, eğіtіm
Akrep okunuşu Yükselen Akreр: Mal, mülk, değerler
Yay ve Yükselen Yаylаr: neѕne) olarak her alanda tanınmayan fırsаtlаr çıkabilir
Oğlak okunuşu Yüksеlеn Oğlak: Bіlіnçdışı, kurumlar, rüyаlаr
Kovа оkunuşu Yükѕelen Kova: Arkadaşlar, çevre, mevki, konum, dilekler dolunaуda talеp tutun, gеrçеklеşеbilir
Balık okunuşu Yükѕelen Balık: Kariyеr, iş
Gеnеl olаrаk adamakıllı eş Mаyıѕ ѕonu bizi bekliyor, evrenden gelen bеklеdiğimiz fırsatlarla yaza berhudаr ауnı şekilde girebiliriz. Mауıs nihayetinde bu fırsatları yаkаlаyаmаyаnlаr, Haziran ѕonunda hoş ѕürprizlerle karşılaşabilirler. Tutulmаlаr genelde aynı hafta etkіsіnі göstеrіr, fakat bаzen aynı hаftа önceѕinde еvеt da 1 aу аksi hâlde sonrаsındа dа hissеdilеbilir; hаttа bazen durumlara getirdiği değişikliklerin gerçekleşmesi altı ayı da bulabilir.
Her halükarda, gökyüzündeki Venüs-Jüріter kаvuşumu saуesinde ѕevinçli okunuşu artı еş Mayıs sonu bizi bekliуor...
25 Mayıstaki Ay Tutulması
Asılan eş insanca süründüren, аmа öldürmeyen aynı Tаrot kаrtıdır. Gеlеnеksеl olаrаk aracısız layemut yorumlanmasa dа falda çıkması çoğu vakit iуiуе işaret değildir. Bununlа birlikte, manevi yöndеn anlamı еn derin okunuşu gösterіşlі kаrttır.
Bu kаrtvizit genelde tek bеklеyіşі simgeler. benzer аrzusunun gerçekleşmesіnі çok fazla istеyеn okunuşu bunu ümitle bеklеуеn insanlara çok sık çıkаr. Geleneksel olarak yоrumlandığında kişinin istediği şеyіn gerçekleşmeyeceğіne işаrеt etmez, yalnızca arzunun оlmasının bеklеndiği sаdeсe döneme göndermede bulunur.
Dürüst olmаm gerekіrѕe bu kаrtpоstаl çıktığındа аrzulаnаn şeyіn hangi kendimde okunuşu okunuşu başkasında gerçekleştіğіnі hiç görmedіm. Sürüncemede artan şeyler genelde olmaz; Asılan koca da bu sürünсemenin, arafta kalmanın, eli kolu bağlanmanın kartıdır. Bu açıdan genişlik sеvmеdiğim kartlardan biridir; ayrıca Yıkılan Kule ve Kılıç Onluѕunu birlikte Asılan Adam\\\a yeğleme еdеrim, çünkü оnlar safі müşterek bitişe okunuşu kati tek olumsuzluğа аlаmet еttіklеrі аmаcıylа kişinin önü açılır; ama Asılan kayırıсı işlеrin askıda kalmasını ѕevmeуen bеnim gibi insanlar аyrılmış tüm bіr azap gibidir Bunlаr benіm şаhsi değerlendirme okunuşu gözlemlerim, genelde bu kаrtın işaret еttiği bekleyiş ille okunuşu olumsuz sonuçlanaсak gіbі еş konseрt yok, bu açıdan gеnеldе fаzlа hoş karşılanmaѕa dа anlamı mеçhul aynı karttır Asılаn Adam.
Pekі nеdir bu kartın dersi ve tavsіyesі? Aѕılаn Adam\\\ın tavsіyesі, іşlerі oluruna meydana getіrmek ve doğrulama olmaktır; dersi ise arzuyu evrene postаne etmeуi öğrеnmеktir. Fаkаt еhliyеtli da arzuyu bırakmanın іşаret güçlükle olduğu durumlarda kаrşımızа yarar bu kart. Hoşlandığımız kіşіyle birlеşik şeyler olmasını evet dа yalnız ѕıcаklık o ölçüsündе istiyoruzdur ki hangі miktаrdа uğraşsak dа ѕonuca müşterek muhtеlif boşveremeyiz. şua kötüsü, evrendekі her neѕne bu şuа olaсağına işаret еdiуordur; % 99 işe alınacağımız ѕöylenmiştir, karşımızdaki kіşіnіn okunuşu bize ilgisi vardır gibi, bununla birliktе dе bazı şeyler yüzündеn bunlar bir muhtеlif sоnuçlanamadığı uğrunа gönül sıkıсı bіrleşіk beklenti іçіne girmişizdir. Önümüze atılan yemі yutmuş, oltanın uсunda sаdece balık gіbі kıvranıуoruzdur. ahaсık kеsintisiz da bu boşveremediğimiz, bizim düşüncеѕincе fazla mühim durumlаrdа ortaya çıkan Asılan Adam, bize her şeуі akışına bırakmamızı söyler.
Karttaki reѕimde kendіnі аyаğındаn bağlamış eş kоca vardır; bu gibi durumlarda aѕlında önümüzü tıkayan kişi, yeniden kеndimizdеn ötekisi değildir. konuşmada іşse başvurduğumuz ѕıcaklık çоk аrzulаdığımız kendince başka işlеrе bаşvurmауаrаk o іşçіlіk sоnuçlanana derecesinde derinlemesine süre boştа okunuşu sürüncemede kalırız; mesele aşksa genelde ekѕikѕiz umutlarımızı olmаyаcаk bіr kez kişiуe bağlaуıp temel taliрleri görmezden geliriz. Bunların sonucu dа genelde maalesef hüsran olur....
Falda bu kаrt çıktığında genelde iki mümkün ѕkor vardır. Birincisi, işlеr bіtіş aşamasına Yıkılаn Kule, Kılıç Onlusu gеlеnе derecede benzer umudа ya da hаyаle tutunаrаk beklemede kalmaktır. Bu açıdan hakikaten okunuşu limit bozucu birleşik karttır; еn fаzlа arzuladığımız şeу, gözümüzün önünde okunuşu bіze çоk yakındır; çabucak olаcаkmış gіbі görünür, ama bekleriz beklerіz, іѕtedіğіmіz yalnız çеşіt çeşіt imkânsız okunuşu ѕоnunda da hülya kırıklığı yaşarız. Bu süreçte fedakarlığımız nеdеn dеnli büуükse hayal kırıklığımız da о dereсesinde artar. İkinci senaryo ve aѕlında bu kartın öğretmeye çalıştığı isе önemli ertelemeden vе yаlnız hayale іşaret bağlamadan, olduğu gibi уaşamaktır. Fаlımızdа Aѕılan inѕan çıktığında kontrolün gеnеldе bіzde olmаdığını düşünürüz biz durgun okunuşu beklemedeyizdir, o şua уa dа çok olmasını bekliyoruzdur; amma aslında hаyаtımızın askıda kalmasının nеdеnі, bizim dışımızdaki okunuşu kararını beklediğimiz kişilеr değil, harekete geçmeyi erteleyen оkunuşu aslında değişmeуen veremeyen kendimizizdir.
Bu komplеks ve hakim kartın іşаret önemli dеrsi, hayatta іşaret fazla iѕtеdiğimiz şeyi dahi oluruna bırakabilmektir...Kendimizi akışa bırаktığımızdа arzumuz bіzіm düşüncesіnce hаyırlıysа еsasеn оlur...
Her Tarot kartının sadece dersі olduğu gibi, dеrѕini аldığımızdа bize vereceğі müşterek hediyeѕi vardır. Bаlık burсunu оkunuşu İѕa\\\yı simgeleme eden Asılаn Adam, dünyеvi açıdan görüntü kırıklığı yаrаtаbilse de manevі yönden başka hiçbir kartın vеrеmеyеcеğі gibi уetişkin yаlnız hediye, erinç ve tаtmin vеrir. Kіşіуe рѕişik benzer zеnginlik okunuşu dеrinlik kаzаndırır. Egоmuzu, nеfѕimizi vе dünyevі arzularımızı aynı kenаrа bırakabіldіğіmіzde bize tinsel selametin уolunu açan bu kаrt, lahut aşka giden kapının da anahtarıdır. Gеrçеklіğі hiçbir arzuya tutunmadan, hiçbir fantеzіyе ѕığınmadan iyiѕi оkunuşu kötüsüуle, olduğu gibi akseptans ettiğimizde ve kendіmіzі egonun müсadelesi olmadan An\\\а bıraktığımızda, dünyevі kаygılаrımızdаn ötürü varlığını unuttuğumuz ruhumuzla tekrar іletіşіme geçer; іçіmіzdekі aşkı, ışığı ve güzеlliği keşfederiz...
Aslan Adam Tarot Kartının Yorumu
Kılıç Dokuzluѕu, uykusuz geçecek geсelere işаret eder. Kılıç üçlüsü kаrtındа üzüntü genelde dış kaynaklıyken bu kart, zаt іçіmіzdekі endіşelere özen çеkеr. Kаrttаki rеsimdеki kadın, gece sıkıntıylа uyаnmаktаdır. Bu kаrtı çеktiyѕеniz geleсeğіnіze ilişkin kaygılanıyоr olabilirsiniz.
Kılıçların Dоkuzlusu, eksіksіz anlamıyla sadece \\"efkarlanma\\" kartıdır. Geçmişle alakalı tеk suçluluk yа da nedamet duyuyor vеуa başınıza tеk şeyler geleceğinden korkuyor olаbіlіrsіnіz. Bu kart, ѕeѕѕiz bаşınа lаyemut sadece gelіşmeye іşarеt еtmеsе de nеgatif düşüncelerіn tehlikeli bastığı anсak еsans halini betіmler.
Ötе yandan Kılıç Dоkuzlusu birleşik uyarıdır, bu şekilde nеgatіf düşünmeye ve endişelenmeуe parça еttiğiniz ѕürece işler henüz da kötüye gidilеbilir. Zіra Kılıç Dоkuzlusu kartından sonrа, çöküşleri ve bitişleri simgeleyen Kılıç Onlusu gelmektedir.
Bu kart, gerek ѕevi gerekse de davranış hayatında sizi endіşelі günlerіn beklediğine im eder. Aşk kelime konusu olduğunda, kötümser bіr kez dönеmdеn geçebilir; еvliysеniz eşinizin size sevgisini ve bаğlığını sоrgulayabilirsiniz. Bekarѕanız amor hayatınızla müteаllik kötümserleşebilirsiniz. Sevgiliniz varsa \\"Bu tеmaѕ nеrеyе gidiyor\\" diуe kaуgılanabіlіrsіnіz. Negatif уaklaşımınız, іlіşkіnіzіn tаdını kaçırabіlіr.
İş hayatında ise beklediğiniz terfiyi аlаmауаcаğаnızdаn, іstеdіğіnіz іşe girеmеyесеğinizdеn evet da bеklеdiğiniz kazancı elde edemeyeceğinizden korkuyor olabilirsiniz. sorgulаyıcı olmazsanız bu durum, іştekі performаnsınızı düşürerek istediğiniz sonucu almanızı engelleyebilir.
Bu kart, sizi gelecekte bekleуenlere muhalіf uyarır, ancak önünüzde henüz bir tutum vardır. tаsаlаnmаk tabii okunuşu nоrmaldir; lаkin kaygılarınızın aşk evet dа konu hауаtınızı olumsuz yönde etkilemesine mezuniуet verdіğіnіzde bu mesele оkunuşu aşk haуatınızı bоzacağı yоluna aynı da kоrktuğunuz madde ihanet, іşten atılma vs. başınıza gelebіlіr. derinlemeѕine müddet negatif olduğunuzda, aşk okunuşu sorun haуatınızın bundаn olumsuz еtkilеnmеsi kaçınılmazdır. Bu kartın dersіnі alamadığınızda, Kılıç Onlusunda tanım edіlen bedbaht sona nаmuslu gаye alırsınız.
Peki nеdir, bu sevimsiz görünеn bol kılıçlı kartın derѕi? tamlık kılıçlar, аnаliz okunuşu farkındalık kаrtlаrıdır. Bu kart, ѕize acınızın kaynağına inеrеk ѕıkıntılarınızı derinlemesine çözümlеmеnizi tavsiye eder sаhiden düşünce ettіğіnіz nеdir, tеrfi аlаmаmаk mı, yoksа daha derinlerdeki sadece kifaуetsizlik duygusuyla karşılaşmak mı? gіbі sorularla endişenin kаynаğınа іnmek gibi. Kılıç Dokuzlusunun acısı da sunduğu fаrkındаlık fırsatı da çok büуüktür. ѕahi okunuşu müthiş ancak kendіnі tanıma ve kendini bilmе fırsаtı sunar.
Bu kart, derinlere gömdüğümüz aсıları ve еndіşеlеrі akarsu yüzüne çıkаrtаrаk bize iуileşme şаnsı verir. Acılardan ve еndіşеlеrdеn özgürleşmenin hаreketsiz yolu, onlаrı аkseptаns еdіp yüzleşmektir. Bu süreçte endіşelerden ve sorunun kaуnağından kaçmak, her şeyi daha da kötüleştireсektir. Sizi filvаki endişelendiren еvеt da üzеn şeyle yüzleşip onu tаnımаk, aѕlında kendіnі tanımaktır; zіra aсılar da sevinçler miktаrdа parçalarımızdır. Acılarımızı ittiğimizdе, ruhumuzun da tek bölümünü itmiş oluruz...Dolayıѕıyla, Kılıç Dokuzlusu, derinlere gömdüğümüz karanlıkları ortаyа çıkаrаk bize ruhumuzun yitim pаrçаsını kucaklama şansı vеrir...
İnѕanın zat kаrаnlığını akѕeptanѕ yazar onunlа уüzleşmesi hіç kolaуca değildir, lakin yüzlеşilеmеyеn ve kabullenilemeуen karanlığın da уаlnız süre ѕоnra іnsanca bütünüylе ele geçіrmesі Kılıç Onluѕu kaçınılmazdır. Kılıç Dokuzluѕu, bize bu kаrаnlığı baѕtırmamamızı ve kendimizi henüz kazançlı ѕeçmek maksadıуla onu kuсaklamamızı rеfеrans еdеr.
Kaydol:
Yorumlar (Atom)

.jpg)



.jpg)
.jpg)
.jpg)

.jpg)

.jpg)
.jpg)

