Onu kırmayın: Gerçek bir beraberliğe girmeyi isteyecek kadar. yakından tanıdıktan sonra bir erkeğe vereceğiniz
önemli mesajlardan biri de açıkça onu üzmeyeceğinizi be-lirtmektir.
Bu konuda Vera iyi bir örnekti. Müstakbel kocasıyla ciddi bir ilişkiye girdiğini anladığı an onu karşısına oturtup çalıştığı insanları tarif etmesini istemişti. Her birine nasıl davranması gerektiğini sorarken iş yaşamının ne kadar önemli olduğunu bildiğini ve eşine bu konuda mükemmel destek veren bir kadın olmak için elinden geleni yapmak istediğini ifade etmişti. Kendisiyle görüştüğümüzde adam da kadının aynen bunu yaptığını doğrularken o andan itiba-ren güvenebileceği biriyle birlikte olduğunu anladığını da ekliyordu.
Mary daha da direkt davranmıştı. Ted’e onu sevdiğini ve asla yüz üstü bırakmayacağını söylemişti. Ted’in önceki kız arkadaşı evlenmelerine iki ay kala çekip gitmişti. Ayrı ayrı görüşmelerimizde her ikisi de Mary’nin sözlerini hatırlarken o tarihten sonra ilişkilerinin doğasının değiştiğini belirtmişlerdi.
Söylemek değil yapmak da önemlidir. Her ne kadar verilen güven sözlerinin çok büyük önemi olsa da, 40 yaşını geçmiş erkeklerin iyi niyetinizden emin olması için kelimeler yetmeyecektir. Söyleminizi davranışlarınızla desteklemeniz gerek. 40 yaş ve üstü bir erkekle birlikteyseniz ona karşı sevecen, ince ve nazik davrandığınız taktirde kazançlı çıkarsınız. Duygu ve ihtiyaçlarını hesaba katarak ona önem verdiğinizi belli edin. 20’li yaşlarınızdayken belki bunu sadece söylemek yetiyordu, şimdi, yani 40-50-60 yaşlarınızdaysanız karşınızdaki erkeğe değer verdiğinizi hareketlerinizle de gösterin.
Bir ilişkinin ciddiye gittiğine dair belirtilerin çoğu, genç-liğinizdeki kadar önem taşımayabilir. 20’li ve 30’lu yaşlarınızda rahat bir konuma erişip tek eşli ilişkiye geçmeniz olumlu bir işarettir. 40 yaş üstü çiftlerin çoğu hemen ilk buluşmadan sonra monogamik bir ilişki kurar. Nedeniyse birbirlerine hemen bağlandıkları için değil, karşılarına gençken olduğu kadar çok fırsat çıkmamasıdır. Bu yaş grubundaki insanlar bekâr barlarına, dansa ya da benzeri eğlence yerlerine daha az gittikleri için, aralarında sözleşme olmaksızın kendiliğinden monogam bir ilişki yaşamaya başlarlar.
Yani 40 yaşını geçtiğinizde monogami artık ciddi bir ilişkiye girdiğinizi gösteren ayırıcı bir özellik olmaktan çıkar. Bununla birlikte, çıktığınız adamın, evinize geldiğinde ayaklarını sehpaya uzatıp televizyon seyretmesine ve size çok rahat davranmasına izin vermeden önce bu konuda ısrar edin. Başkalarıyla da çıktığını fark ederseniz, onu bırakın. 40 yaşını geçmiş pek çok erkek tek bir kadınla özel bir bağ kurmak niyetinde olmadığı için genel anlamda kadınlara karşı rahat olurlar.
60 ve 70 yaşlarında erkekleri gözlemlediğimizde, ilginç bir durumla karşılaştık: İki veya üç kadınla çıkanların sayısı; 20, 30 ve 40 yaşlarındaki erkeklerden fazlaydı. Daha genç olan kadınlar bu duruma dayanamazken 60-70 yaşlarındaki kadınlar sesini çıkarmıyordu. Hoşgörülerinin nedenini de fazla alternatifleri olmamasıdır. Yine de, eğer niyetiniz evlenmekse ve bu adamlardan biriyle çıkıyorsanız vakit kaybettiğinizi unutmayın. Bu adam muhtemelen ne sizinle ne de başka herhangi bir kadınla evlenmek niyetinde değildir. Artık istediği sadece yüzeysel ilişkilerdir.
Her şeye rağmen, ‘rahatlık evresine’ gelebilmek 40 yaş sonrası ilişkilerde de önem taşır ve olgun ilişkilerde bu evreye genellikle iki ay içinde ulaşılır. 40’ını geçmiş insanların yaşadığı ilişkilerde anlamlı olan tek evre, birbirine bağlı bir çift olmaktır. Ancak bu noktada gerçek bir şeyler yaşadığınız söylenebilir. Erkekler tam anlamıyla bağlanmadan da kolayca rahat ve tek eşli evreyi yaşayabilirler. Gerçek bir çift olunduğunda, eşlerini aile fertlerinin ve arkadaşlarının üstünde tutarlar. Tek sorununuz, 40’ını geçmişse bağlılığını test etmenizin zorlaşacağıdır. 40’ın üzerindeki çoğu erkeğin az sayıda arkadaşı vardır ve ebeveynleri artık hayatlarını nasıl yaşayacaklarına dair tavsiyelerde bulunmaz. Yani 40 yaşına gelmiş bir erkek, annesinin hâlâ 20 yaşındaki oğlu olsa da, artık bağımsızlığını kazanmıştır.
Bu arada, 40’lı yaşlarında tanıştığınız bir erkek hâlâ annesiyle birlikte yaşıyorsa, asla evlenmeyecektir. Zamanınızı boşa harcamayın. Ama kısa süre önce boşanıp yeni bir yer bulana kadar ebeveynlerinin yanına taşınmış olması istisna bir durumdur.
Yaşlarına bakılmaksızın, kadınla erkek sırdaş olmadıkları sürece çift sayılmazlar. Hayatlarının en mahrem yönlerini bile paylaşırken kendilerini rahat hissetmeli, konuşulanların dışarı sızacağı korkusunu yaşamamalıdırlar. Paylaşımda önemli bir istisna olabilir. Her ne kadar size eski eşi için deli saçması biri olduğunu anlatsa da siz siz olun ondan geçmiş evliliği hakkında daha fazla ayrıntı istemeyin. Onunla da bir zamanlar sırdaş olduğunu unutmayın ve gizliliğini korumak istemesi doğaldır. Israr etseniz bile anlatmayı reddetmesi muhtemeldir. Bu sizi sevmediği, size bağlı olmadığı veya sizinle ciddi olmadığı anlamına gelmez, sadece geçmiş yaşamında özel bulduğu bir bölümdür. Saygı gösterin!
Bazı erkekler her konuda eşleriyle konuşur, bazılarıysa konuşmaz. Eski ilişkileriyle ilgili detayları öğrenmekte ısrar ettikleri için, birlikte oldukları kadından ayrılan pek çok erkekle karşılaştık.
.jpg)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder