Teksaslı üç kadının, erkekleri hemen hurdaya çıkarttıklarına dair klasik hikâyeleri vardı. İkisi, aynı dairede biri bodrum katında olmak üzere üçü aynı apartmanda yaşıyordu. Biri avukat, diğeri bir perakende mağazasının insan kaynakları müdürü üçüncüsü de aynı mağazanın kontrol memuruydu. Avukat olanın evinin penceresinden görünen ve birkaç erkeğin beraber yaşadığı komşu daireye ‘domuz ahırı’ diyorlardı. Kapısının açık kaldığı bir gün içeriye bakmış ortalığın darmaduman olduğunu görmüşlerdi. Öyle sofistike kadınlardı ki, bu tip erkeklerle asla çıkamayacakları görüşünde ağız birliği yapmışlardı. Kendilerine neden bu kanıya vardıklarını sorduğumda verdikleri tek cevap bu erkelerin işe blucin ve beysbol kasketleriyle gittikleriydi.
Başan İçin Giyinmek’ konulu bir seminer vermek üzere bu iki kadının çalıştığı mağaza zinciri tarafından çağrılmıştım. Her ikisi de yeni mağazalarının açılışı için görevlendirilmişti. Seminerlerden biri halka açık, diğeriyse sadece şirket çalışanlarına yönelikti. Soru-cevap kısmında evlilik hakkındaki araştırmamın bir bölümünü belli bir konuya dikkat çekmek üzere kullandım. Evlilik araştırmasına değindiğim anda soru yağmuruna tutulmuştum. Seminerin esas konusundan uzaklaşmamak adına herkese sunum bittikten sonra evlilik anketinin özetini vereceğime ve sorularını cevaplandıracağıma dair söz verdim.
İki saat süren bu ikinci konuşmadan sonra Teksaslı o üç kadınla yemeğe çıktım. Şakayla karışık, üç yıl sonra 40 yaşında olduklarında standartlarını biraz düşürebileceklerini söylediler. Avukat samimiyetsiz bir tavırla, yeni standartlarını domuz ahırındaki adamlardan biriyle çıkarak göstermeyi önerdi. Sadece dalga geçiyorlardı ama sonunda cidden iddiaya girdiler. Domuz ahırındaki adamlardan biriyle ilk çıkacak olan, diğer ikisinden yüzer dolar para kazanacaktı. O gece her biri, bir kutuya 100 dolarlık birer çek koydu. Bu yüzden aylarca güldüklerini kutuyu birbirlerinin yüzüne salladıklarını söylediler. ‘Domuz ahırı’ adamları apartmana ilk taşındıklarında üçüne de yaklaşmaya çalışmıştı. Kadınlar her seferinde onları geri çevirmiş, adamlar da daha fazla reddedilmeyi göze almayarak kur yapmaktan vazgeçmişti.
İki hafta sonra, mali müşavir kadın, arkadaşlarına bir hafta içinde kutuya sahip olacağını bildiriyordu. Domuz ahırındaki erkeklerden biriyle çıkacaktı. Aralarından biriyle asansörde karşılaşmıştı. Yemek daveti alınca, derhal reddetmek yerine nereye götüreceğini öğrenmek istemişti. Şehrin en iyi lokantalarından birinin adını duyduğunda teklifi kabul etmişti. Lokantada ceket ve kravat giymenin zorunlu olduğunu bildiği halde, bu adamı daha önce hiç kravatla görmemiş olması onu endişelendirmişti. Onunla birkaç dakika konuşmuş olmasına rağmen iyi birine benzediğini anlamış ve ceket yüzünden sıkıntı yaşamamak için randevusundan
usturuplu bir şekilde caymayı düşündüyse de kız arkadaşlarının buna asla izin vermeyeceğini biliyordu.
Şık restorana vardıklarında çok tuhaf bir durumla karşılaştı. Restoranın şefi sıradakileri görmezden gelip kolunu adamın omzuna koyarak büyük bir ilgi göstermişti. “Ceketiniz ve kravatınız bizde,” diye eklemiş. Daha sonra onları lokantanın arka tarafında, özel bir yemek odasına benzeyen ve kadının daha önce hiç görmediği bir bölüme götürmüştü.
Harika vakit geçirmişlerdi. Adam komik ve eğlenceli olduğu kadar şaşırtıcı şekilde kendini sevdirmişti. Eve döndüklerinde böylesine hoş bir gece geçirdikleri için kadına teşekkür edip kibar bir iyi geceler öpücüğü vermişti.
Ertesi gün iş yerindeyken adam hakkında yaptığı araştırma sonucu çok sayıda bilgisayar firmasının kurucusu olduğunu keşfetmişti. Anlaşılan birkaç patent sahibi olan bu adama bilgisayar üreticileri keşiflerini her kullandıklarında para ödüyorlardı. Buna ilâveten ortaklarıyla birlikte Pentagon için ileri düzeyde bilgisayarlar geliştiriyordu. Domuz ahırını paylaştığı arkadaşlarından biri ortağıydı, diğeri de ona çeşitli projeler yapıyordu. Ofisine yakın olduğu için bu evde kalıyordu. Ayrıca, evliyken satın aldığı ve nadiren kullandığı koca bir evi vardı. Yedi yıl önce boşanan bu adam ilk karısına milyonlarca dolar vermişti. Hakkında araştırma yapmak ne kadar da kolaydı, yaptığı her şeyi yerel gazetelerin ya dedikodu ya da ekonomi sütunlarında bulmak işten bile değildi.
Bu çifte 14 ay sonra evlilik lisanslarım almaya gittikleri zaman rastladım. Kadının her iki arkadaşı da, adam sayesinde tanıştıkları erkeklerle çıkıyordu.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder